<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AcilServis.org &#187; Anestezi</title>
	<atom:link href="http://www.acilservis.org/anestezi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.acilservis.org</link>
	<description>Sağlıklı Bir Hayat için..</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Nov 2011 20:46:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar</title>
		<link>http://www.acilservis.org/akraba-evlilikleri-ve-kalitsal-hastaliklar.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/akraba-evlilikleri-ve-kalitsal-hastaliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 17:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/akraba-evlilikleri-ve-kalitsal-hastaliklar.html</guid>
		<description><![CDATA[

Akraba evliliklerinin en sık yapıldığı ülkelerden biri olan Türkiye’de yapılan araştırmalarda, yüzde 25’lik bir kısmın kendi akrabasıyla, kan bağı olan kişilerle evlendiği görülmektedir. Kalıtsal hastalıkların ortaya çıkmasına neden akraba evlilikleri bir çok sorunu beraberinde getirmektedir. 
Özellikle Akdeniz bölgesinde yaygın olarak görülen  ve Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi , akraba evliliği sonucu oluşan hastalıklardan biridir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/bf1b355fcc4a2661d428c42d0b1795a5.jpg" width="100" height="100" alt="bf1b355fcc4a2661d428c42d0b1795a5 Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar"  title="Akraba Evlilikleri ve Kalıtsal Hastalıklar" /></p>
<p class="description_x">
<p>Akraba evliliklerinin en sık yapıldığı ülkelerden biri olan Türkiye’de yapılan araştırmalarda, yüzde 25’lik bir kısmın kendi akrabasıyla, kan bağı olan kişilerle evlendiği görülmektedir. Kalıtsal hastalıkların ortaya çıkmasına neden akraba evlilikleri bir çok sorunu beraberinde getirmektedir. </p>
<p>Özellikle Akdeniz bölgesinde yaygın olarak görülen  ve Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi , akraba evliliği sonucu oluşan hastalıklardan biridir. Kanser hastalarına uygulanan bir çok tedavi yöntemi Akdeniz anemisi hastalığına yakalanan kişilere de uygulanmaktadır. Örneğin ilik nakli sadece kanser hastaları için değil Akdeniz anemisi olan kişiler içinde uygulanmaktadır. Bu da kalıtsal hastalıkların ne denli tehlikeye sahip olduğu hakkında bize bilgi vermektedir. </p>
<p>Kalıtsal hastalıklar özellikle erkek çocuklarında sıkça görülmektedir ve ölümle sonuçlanabilmektedir.  Tek bir X kromozomuna sahip olan erkek bireylerde , X krozomu üzerinde meydana gelecek herhangi bir bozukluk ölüme neden olmaktadır. Bu açıdan daha şanslı olan kız çocuklarında iki adet X kromozomu bulunduğundan, taşıyıcı olarak da yaşamlarına devam edebilmektedirler. </p>
</p>
<p><span id="more-5662"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/akraba-evlilikleri-ve-kalitsal-hastaliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karın Ağrısına Ne İyi Gelir?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/karin-agrisina-ne-iyi-gelir.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/karin-agrisina-ne-iyi-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 17:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısına Ne İyi Gelir? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısına Ne İyi Gelir? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısına Ne İyi Gelir? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısına Ne İyi Gelir? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısına Ne İyi Gelir? tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/karin-agrisina-ne-iyi-gelir.html</guid>
		<description><![CDATA[

Karın ağrısı; daha çok bireylerin üşütmesi veya yedikleri yiyeceklere dayalı olarak belirtilerden cereyan eden bir rahatsızlıktır. Tüm bireylerde görülebilecek karın ağrısı rahatsızlığının belli bir yaş sınırlaması yoktur.
Karın ağrısı hastalıklarında farklı sorunlarda buna destekçi olabilir, ki bu gibi durumlarda uzman bir doktora görünmesi şarttır. Ama bunların ötesinde cereyan eden karın ağrıları rahatsızlıkların da yazımızda yer vereceğimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/113a7e38dcbee8857075c104a0dab27e.jpg" width="100" height="100" alt="113a7e38dcbee8857075c104a0dab27e Karın Ağrısına Ne İyi Gelir?"  title="Karın Ağrısına Ne İyi Gelir?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Karın ağrısı</strong>; daha çok bireylerin üşütmesi veya yedikleri yiyeceklere dayalı olarak belirtilerden cereyan eden bir rahatsızlıktır. Tüm bireylerde görülebilecek karın ağrısı rahatsızlığının belli bir yaş sınırlaması yoktur.</p>
<p>Karın ağrısı hastalıklarında farklı sorunlarda buna destekçi olabilir, ki bu gibi durumlarda uzman bir doktora görünmesi şarttır. Ama bunların ötesinde cereyan eden karın ağrıları rahatsızlıkların da yazımızda yer vereceğimiz tedavi yöntemlerine başvurabilirsiniz. </p>
<p>Öncelikle uzunca bir süre geçmeyen sürekli kendini yenileyen bir karın ağırınız söz konusuysa; bunun arkasında muhakkak olarak bir neden var olmaktadır. Bunun için bir doktor’a görünmeniz gerekmektedir. Bunların ötesinde ara, ara belirginleşen bir karın ağrınız varsa sıcak su içmenizi öneririz. Bunun ötesinde bir şeyler yiyip çay gibi şeyleri de tüketmek karın ağrınıza çözüm olacaktır.</p>
</p>
<p><span id="more-5661"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/karin-agrisina-ne-iyi-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/kekemelikten-kurtulmak-mumkun-mu.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/kekemelikten-kurtulmak-mumkun-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 17:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü? tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/kekemelikten-kurtulmak-mumkun-mu.html</guid>
		<description><![CDATA[

Kekemelik nörolojik hastalıklara bağlı olduğu kadar doğuştan gelen gelişim sorunu ve sonradan gelişen ani olaylardan dolayı da meydana gelebilir. Kekemeliğin yol açtığı; kendini ifade edememe gibi birçok sorunun da kişilerin kendi ortamlarından soyutlanmasına ve bunun sonucunda birçok psikolojik soruna neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenlerle kişilerde girişimcilikten çekinme ve kişilik bozuklukları gibi bir çok sorun hayatlarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/1a214d22c16374108346fda7b1e085a0.jpg" width="100" height="100" alt="1a214d22c16374108346fda7b1e085a0 Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü?"  title="Kekemelikten Kurtulmak Mümkün mü?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Kekemelik</strong> nörolojik hastalıklara bağlı olduğu kadar doğuştan gelen gelişim sorunu ve sonradan gelişen ani olaylardan dolayı da meydana gelebilir. Kekemeliğin yol açtığı; kendini ifade edememe gibi birçok sorunun da kişilerin kendi ortamlarından soyutlanmasına ve bunun sonucunda birçok psikolojik soruna neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenlerle kişilerde girişimcilikten çekinme ve kişilik bozuklukları gibi bir çok sorun hayatlarının ilerleyen dönemlerinde karşılarına çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Kekemeliğin</strong> en büyük <strong>nedenleri</strong>nden biri nörolojik hastalıklardır. Beyindeki konuşma merkezinde meydana gelen hasarlar; hastalar üzerinde konuşamama, konuşulanı anlayamama ve adlandıramama gibi birçok etki doğurmaktadır.</p>
<p><strong>Serebral Palsili</strong> hastalarda görülen yani beyin felci geçirmiş bireylerde de sıkça görülen kekemelik bir çok tedavi yöntemiyle de büyük oranda aşılmış  engeller arasındadır. Bu tedavi yöntemlerinde ilk olarak hastanın konuşma öncesi hareketleri yapması sağlanarak konuşmaya zemin hazırlanır. Ağız hareketlerinin yeterli seviyeye getirilmesinin ardından konuşma fonksiyonları uzman doktorlar ve terapistler aracılığıyla tedavi edilir. Bu tedaviyi alan birçok <strong>Serebral Palsi</strong> hastası normal bi insan kadar olmasa da kendini ifade edecek kadar konuşma yetisine sahip olur.</p>
<p>Çocuklarda görülen <strong>konuşma bozuklukları</strong> ve <strong>kekemelik </strong>gibi sorunlar diğer hastalıklara oranla daha kolay tedavi edilmektedir. Erken başlamanın çok önemli olduğu bu tedavide çocuk, uzman kişiler tarafından gerekli telkinlerle konuşturulabilir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. İlerde çocukların zorluk çekmemesi ve hayatlarının her alanında kendilerini geliştirebilmeleri ve konuşmaktan çekinmemeleri ancak bu sorunun düzeltilmesiyle mümkündür.Çünkü konuşmakta zorlanan kişilerin kendilerine güven konusunda da büyük sıkıntıları olur.</p>
<p>Bu alanda uzmanlaşmış birçok dil ve konuşma terapistleri mevcuttur. Bu kişiler tamamen bu konu üzerinde yoğunlaşmış ve birçok hastalıkta başarılı sonuçlara imza atmışlardır. Bu uzmanların tedavi edebildikleri başlıca rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir;<br />
-Damak-dudak yarıklığına bağlı konuşma bozuklukları<br />
-Yutma problemleri<br />
-Ses rahatsızlıkları<br />
-Downsendromu, mentalretarte  gibi genetik  dil ve konuşma bozuklukları</p>
<p><strong>Kekemelik</strong> bireyler açısından büyük engeldir kesinlikle ihmal edilmemelidir. Çocuklarda ve diğer hastalarda ilerde geçer düşüncesiyle yapılmamış bi atılım kişi açısından problemli bir geleceğin de habercisi olur. Kekemelik kalıtsal bir hastalık olmayıp ondan kurtulmak sizin elinizdedir.</p>
<p>Bu makale www.saglikbilgileri.net‘e aittir.Başka sitede okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.</p>
</p>
<p><span id="more-5663"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/kekemelikten-kurtulmak-mumkun-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anestezi</title>
		<link>http://www.acilservis.org/anestezi.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/anestezi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 07:03:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/anestezi.html</guid>
		<description><![CDATA[

Anestezi doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ?
Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuş ve ihtisaslarını yap­mış kimselerdir.
Ameliyatlarda anestezi yapanların doktor olmaları gerekli midir ?
İmkânlar oranınca evet. Anestezi uzmanı olan bir doktorun ameliyatta anestezi yapması tercih edilir. Anestezi günümüzde çok iler­lemiş olan bir ihtisastır ve bir anestezi uzmanının ameliyatta ha­zır bulunması ameliyatın başarılı olması için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/07ed87088e86849622c9f4260b07e6a5.jpg" width="100" height="100" alt="07ed87088e86849622c9f4260b07e6a5 Anestezi"  title="Anestezi" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Anestezi doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ?</strong><br />
Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuş ve ihtisaslarını yap­mış kimselerdir.</p>
<p><strong>Ameliyatlarda anestezi yapanların doktor olmaları gerekli midir ?</strong><br />
İmkânlar oranınca evet. Anestezi uzmanı olan bir doktorun ameliyatta anestezi yapması tercih edilir. Anestezi günümüzde çok iler­lemiş olan bir ihtisastır ve bir anestezi uzmanının ameliyatta ha­zır bulunması ameliyatın başarılı olması için çok önemli bir ko­runma tedbiridir.</p>
<p><strong>Bir anestezi uzmanının uzmanlık eğitimi neleri ihtiva eder ?</strong><br />
Bir doktorun bir anestezi uzmanı olabilmesi için asistanlık devre­sinden sonra resmî bir hastanede anestezi konusunda dört yıl bu branşta çalıştıktan sonra anestezi uzmanlık imtihanına girmesi ve başarı ile geçmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Doktor olmayan anestezistler hâlâ çalıştırılmakta mıdır ?</strong><br />
Evet. Bunun nedeni de hastanelerde yeterli sayıda uzman anestezist doktorların bulunmayışıdır.</p>
<p><strong>Anestezist için neden ayrıca ücret ödenmektedir:</strong><br />
Çünkü o da ihtisas yapmış bir doktordur. Onun ameliyattan önce yapılan konsültasyonda ileri sürdüğü görüşler, anesteziyi kullanması ve anesteziden sonra hasta ile ilgilenmesi, ameliyatın başa­rısında büyük rol oynar. Ameliyat sonrası hastanın iyileşmesinde de yardımcı olur.</p>
<p><strong>Çocuk doğumunda anestezist görevlendirilmesi yararlı mıdır ?</strong><br />
Evet. Onların bu durumlarda görevlendirilmesi doğumlarda ölüm­leri ve çocuğa ait komplikasyonları büyük ölçüde azaltabilmekte­dir.</p>
<p><strong>Doğum hallerinde çok acı çekilmesi gerekli midir ?</strong><br />
Hayır. Modern anestezi metotlarıyla ancak doğum hallerinin ba­şında çekilen hafif sancılar gereklidir. Bundan sonra gelecek san­cılar ve çocuğun doğumu anneye hiçbir zarar getirmeden anestezi yoluyla önlenebilinir.</p>
<p><strong>Çocuk sezaryen usulüyle dünyaya getirilecekse anestezi lüzumlu mu­dur ?</strong><br />
Evet. Sezaryen bir ameliyattır ve öteki bütün ameliyatlar gibi anes­teziyi gerektirir.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesi «değerlendirmeye ilâç kullanma kararı» ne demek­tir ?</strong><br />
Anestezist hastanın geçmiş hayat durumunu ve ne gibi hastalıklar geçirmiş olduğunu gözden geçirir ve ne cins anestezi kullanacağını elde ettiği bilgilere göre kararlaştırır. Eğer anestezi uzmanı hasta­nın anesteziden ve ameliyattan sağlam çıkamayacağı kanaatine varırsa ameliyatın tehir edilmesini tavsiye eder. Anesteziden önce hastaya hastane odasında uyuşturucu ve yatıştırıcı ilâçlar verilir. Bu şekilde hasta, anestezi uygulanmasına alırlık derecesi artmış olur.</p>
<p><strong>Anestezi indüksiyonunun anlamı nedir ?</strong><br />
Bunlar anestezinin başlangıç usulleridir. Bugün anestezi hiç heye­cana veya korkuya kapılmadan yapılır. Önceden hastaya verilen ilâçlar ve damara yapılan enjeksiyonlarla hastanın uykuya dalma­sının teminiyle anestezi hiçbir acı vermeden rahatça yapılabilme­lidir.</p>
<p><strong>En genel tip anesteziler hangileridir ?</strong><br />
<strong>a. </strong>Bugün en çok kullanılan anestezi sistemi solunum yoluyla ya­pılan anestezidir. Bununla beraber bugünkü anestezi uzmanlarının büyük çoğunluğu dengeli anestezi sistemi diye adlandırdık, lan bir sistemi kullanmaya başlamışlardır. Bu sistemde hasta­nın uyutulması için birçok değişik usullere başvurulmaktadır. Hastayı uyutmak için «penthotal» veya benzeri «İnnovar» ilâç­lar damardan enjekte edilmektedir. Bundan sonra acıları önle­mek için hastaya «diazot monoksit» (güldürücü gaz) ve oksi­jen verilmektedir. En sonunda, operatör teknik işlemlerine başla­yabilmesi için adaleleri gevşetecek .ilâçları, damar yoluyla en­jekte edilir. Ameliyat devam ederken de, gerektiği miktarda yu­karıdaki ilâçlardan verilmesi sürdürülür. Bazı hallerde «diazot monoksit» e eter ilâve edilir. Başka durumlarda «diazot monok­sit» yerine «Fluothane» kullanılabilinir. Eter, günümüzde artık fazla kullanılmamakla beraber, yine de çok kıymetli anestezik bir ilâç olarak uygulanmaktadır. Kulla­nıldığı zamanlar kana ciğerlerin yolu ile çekilmektedir. Oradan beyine giden eter, bir şuursuzluk hali meydana getirmektedir. Eter «açık damla» usulüyle veya özel makinelerle kullanılabilir. Bazı vakalarda ağızdan soluk borusunun üst kısmına solunum borusuna bir tüp yerleştirilmesi de gerekli olabilir. Bu yol anes­tezinin kontrolünü kolaylaştırır ve anestezinin tam olması için bir^ garanti teşkil eder. Ancak eterin patlama özelliği olduğun­dan, bu gibi patlamalara karşı emniyet tedbirlerinin önceden alınması gereklidir. , Fluothane (halothane), yanma ve patlama hassaları olmayan bir gazdır, son yıllarda büyük ölçüde kullanılmaya başlanmış­tır. Solukla, içeriye çekilen anesteziler arasında en güçlü anestezi maddesi olarak kabul edilen bu gazın en büyük mahzuru bazı hastaların karaciğerlerine zararlı olabilmesidir. Son yıllara kadar çok az kullanılmış olan başka bir solukla içe­riye alman anestezi gazı, «siklopropan» dır. Bu gaz her zaman fazla miktarda oksijen ile birlikte birçok vakalarda da daha uzun bir anestezi temini için başka ilâçlarla birlikte kullanılmakta­dır. Bu gazın da tek mahzurlu yanı patlayıcı olmasıdır.</p>
<p><strong>b.  </strong>Bele, omurilik sıvısına iğne ile yapılan anestezi. Bu tip anestezi genellikle belden aşağısında yapılacak bir ameliyatta kullanıl­maktadır. Omurga kemiği kanalına «Novocaine» veya buna ben­zer bir ilâç enjekte edilerek yapılır. Bu tür anestezi yalnız ameli­yat edilecek kısmı uyuşturur ve ameliyat olan hasta uyanık ka­lır. Günümüzde omurga kemiğine yapılan anestezi, çoğunlukla başka damara yapılan enjeksiyonla birlikte yapılır ve bunlar sayesinde hasta ameliyat sırasında hafif bir uykuya dalar,</p>
<p><strong>c.  </strong>Epidural ve caudal (kuyruk sokumu) anestezi. Bu tip anestezi­ler omurilik anestezisinin benzeridirler ve vücudun muhtelif kı­sımlarını uyuştururlar. Bu tür anestezilerin omurilik anestezi­sinden farkları omurga kanalının içine değil de dışına yapılma­larıdır.</p>
<p><strong>d.  </strong>Lokal veya bölgesel anestezi. Lokal anestezide çoğunlukla «Novolaine» kullanılır ve bu anestezi türü vücudun muhtelif yerle­rine tesir eden sinirlere enjeksiyon yoluyle yapılır. Bu usul anes­tezinin tesir süresi kısa olduğundan bu karakteristiği önlemek için daha uzun bir sancı giderme süresi verebilecek başka sis­temler geliştirilmiştir. Bunlar «Xylocaine», «Carbocaine» ve «Nesacaine»dir. Ancak bu ilâçlarla anestezi süresini uzatmak mümkündür. Bunların bazılarının toksik tesirler yaptıklarından kullanmalarda çok ihtiyatlı olunması gerekmektedir. Lokal ve­ya bölgesel anestezilerin tesir süresini uzatabilmek için çok kez enjeksiyondan önce anestezi karışımına az bir miktar adrenalin ilâve etme usulü kullanılmaktadır. Adrenalin kan damarlarının büzülmesine yol açtığından kanda absorbe olan anesteziyi azalt­makla ameliyat yapılacak yerden uzaklaşmasını önlemektedir.</p>
<p><strong>e.  </strong>Damardan yapılan anestezi. Damara enjekte edilen ve baygın­lık veren birçok ilâç mevcuttur. Bu yolda kullanılan ilâçlar ço­ğunlukla «Penthothal»dır. Bunların fonksiyonları hastayı uyutmak (narkoz)tır.,Sancıyı önleyecek nitelikleri olmadığı için bun­lar ameliyattaki anestezide tek başına kullanılmazlar. Bu sebeple bunlar asıl anesteziye yardımcı olarak kullanılırlar ve hasta uyutulduktan sonra anestezik durumun devamının temini için diazot monoksit «Fluothane» gibi ilâçların kullanılması gerek­mektedir. Bazı vakalarda «Siklopropan» da kullanılabilir. Bu gi­bi anestezilerde anestezist, damardan verilen ilâçları daima azar azar vermeye dikkat eder. Çünkü bunlar nefes alma gibi bazı hayatî fonksiyonları, zorlayarak zayıflatabilir.</p>
<p><strong>f.  </strong>Mevizî anestezi. Bu tür anestezi ağız, burun, göz gibi organlarda kullanılır. Bu anestezi bir pamuklu aplikatör veya sprey kullan­makla yapılır. Başka kullanılan bir usul de, gereken yere göz damlalığı ile ilâcın damlatılmasıdır. Mevzii anestezide kullanılan ilâçlar genellikle kokain ve pontokain’dir. Bunların da devam süresi kullanılan solüsyona biraz adrenalin katılmasıyla elde edilebilir.</p>
<p><strong>Anestezi verilirken hangi gazlar kullanılır ?</strong><br />
Diazot monoksit, siklopropan halothane veya etilen.</p>
<p><strong>Gazların rahatsız edici kokuları var mıdır ?</strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Ameliyata başlanmadan önce hasta muhakkak surette uykuya dalmış olacak mıdır ?</strong><br />
Evet. Anestezi tam etkisini göstermeden ameliyata başlanılmaz.</p>
<p><strong>Bir hastanın kendi anestezisini seçmesi doğru bir hareket midir ?</strong><br />
Hayır. Yapılacak ameliyata göre operatör ve anestezist hangi anes­tezinin kullanılmasının gerekli olduğunu çok daha iyi kestirecek durumdadırlar.</p>
<p><strong>Ameliyat olmakta olan hastalar anestezinin tesiri altındayken önemli sırları istemeseler de açıklayabilirler mi ?</strong><br />
Hayır. Bu çok yaygın, fakat tamamen asılsız bir inançtır.</p>
<p><strong>Ameliyat tamamlanmadan anestezinin tesiri geçtiği vaki olmuşmudur ?</strong><br />
Hayır. Anestezist her zaman anestezinin ilâve gerektiğini bilir ve gerek duyunca ameliyat sırasında anesteziyi artırır.</p>
<p><strong>Ameliyat tamamlandıktan sonra anestezi tesirinin bitmesi ne kadar sürer ?</strong><br />
Bu büyük ölçüde verilmiş olan anestezinin miktarına ve cinsine bağlıdır. Omuriliğe yapılan anesteziler genellikle ameliyatın biti­minden bir ilâ üç saat arasında tesirini kaybeder. Genel anestezi ameliyat bitiminden birkaç dakika sonra tesirini kaybedebilir; fa­kat bazı zamanlarda bu birkaç saat da sürebilir.</p>
<p><strong>En emniyetli anestezi türü hangisidir ?</strong><br />
Günümüzde uzman anestezistlerin yapacağı her tür anestezi em­niyetlidir. Anestezide kazaların sayısı o kadar azdır ki, bugün ame­liyatlarda ancak çok küçük bir problem olarak kabul edilmekte­dir.</p>
<p><strong>Bir tip anestezi ötekinden daha emniyetli olarak kabul edilebilir mi ?</strong><br />
Bunun için kesin bir şart yoktur. Kullanılacak anestezi, yapılacak ameliyata, ameliyatı yapacak doktora Ve ameliyat olacak hastaya, vs. bağlıdır. Hastanın ameliyatında yapılacak anesteziyi seçmesini anesteziste bırakması her zaman tavsiye olunur.</p>
<p><strong>Anesteziden komplikasyonlar en iyi hangi, şekilde önlenebilir ?</strong><br />
Bütün ameliyat boyunca hastanın gerektiği miktarda oksijen alması teinin edilmesi ve hastanın akciğerlerine dışarıdan gereken ha­vanın girmesini garanti etmekle. Bu ölçüler ameliyat boyunca uz­man doktor-anestezistler tarafından kontrol edilip gerekenler ya­pılır.</p>
<p><strong>Bir anestezinin uzaması ne dereceye kadar emniyetlidir ?</strong><br />
Gerekli miktarda hastaya oksijen verildiği müddetçe, anestezinin bazen on veya on iki saate kadar uzamasında hiçbir tehlike yoktur. Günümüzde her alanda yapılan yeni tür operasyonlarda hastaların saatlerce anestezi altında kalmaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>Soluk borusu içinde (endotrachea) anestezi ne demektir ?</strong><br />
Bu tür anestezide ağızdan veya burundan bir tüp doğrudan doğruya soluk borusu içerisine yerleştirilmekte ve anestezi solunum yoluyla verilmektedir. Bu, solunum anestezisinde en emniyetli sistemdir. Çünkü bu metotla nefes alma en etkili şekilde kontrol al­tında tutulabilmektedir.</p>
<p><strong>Omuriliğe yapılan anestezilerden sonra genellikle baş ağrıları meyda­na gelir mi ?</strong><br />
Omurilikten anestezi olan hastaların yaklaşık yirmi kişiden birin­de anestezi sonrası baş ağrıları meydana gelmektedir. Bunlara şim­di bazı önleyici tedbirlerle engel olunmaktadır.</p>
<p><strong>Omurilik anestezisinden sonra meydana gelen baş ağrılarının devam süresi ne kadardır ?</strong><br />
Bunlar ortalama iki veya üç gün sürer.</p>
<p><strong>Omurilik anestezisinden sonra gelen baş ağrıları nasıl tedavi edilir ?</strong><br />
<strong>a.  </strong>Çok miktarda su alınmalı. Günde sekiz on bardak kadar.<br />
<strong>b.  </strong>Aspirin gibi ağrı kesen ilâçlar alınmalı.<br />
<strong>c.  </strong>Omurga kanalında su miktarını artırmak için gereken enjeksi­yonlar yapılmalı.</p>
<p><strong>Büyüklerde olduğu gibi bebeklere ve çocuklara da anestezi verilir mi ?</strong><br />
Evet. Çocuklar ve bebeklerin anesteziye tahammülleri çok iyidir.</p>
<p><strong>Ameliyat esnasında hastanın genel durumundan anestezist mi sorum­ludur ?</strong><br />
Evet. Ameliyat süresince anestezist yalnız nefes almasını değil, nabzını, kalbin çalışmasını ve tansiyonunu kontrol altında tutar.</p>
<p><strong>Aşağıda ameliyatlar için genellikle kullanılan anestezilerin listesi bulunmaktadır.</strong><br />
Beyin =&gt; Genel veya bazen lokal, damardan yapılan enjeksiyonlarla. Bazı hal­lerde bunlar yapılmamaktadır.</p>
<p><strong>Göz</strong> =&gt; Genel, mevziî veya sinirleri tıka­ma yoluyla yapılan anestezi.</p>
<p><strong>Kemik</strong> =&gt; Genel, omurilik veya kısmen sinir­leri tıkama yoluyla yapılan anes­tezi.</p>
<p><strong>Ağız</strong> =&gt; Lokal veya kısmen sinirleri tıka­ma yoluyla.</p>
<p><strong>Bademcik</strong> =&gt; Çocuklarda genel. Büyüklerde lo­kal veya genel.</p>
<p><strong>Tiroid</strong> =&gt; Genel. Çok kez solunum borusuna yerleştirilen tüp yoluyla. Az vaka­larda kısmen veya lokal.</p>
<p><strong>Göğüs</strong> =&gt; Genel anestezi. Çok az vakalarda lokal anestezi kullanılabilir.</p>
<p><strong>Kalp ve akciğerler</strong> =&gt; Soluk borusundan yerleştirilen tüp yoluyla genel.</p>
<p><strong>Karma ait organlar</strong> =&gt; Hastanın rahatsızlığının özelliğine göre genel veya omurilik anestezi­si. Omurilik anestezisine başvurul­duğu zamanlarda genellikle hasta­nın anesteziden önce uyutulması için damardan verilen uyutucu ilâçlar kullanılır.</p>
<p><strong>Böbrekler, mesane ve prostat</strong> =&gt; Genel veya omurilik anestezisi.</p>
<p><strong>Rektum, anus (makat) ye tenasül organları</strong> =&gt; Genel, omurilik veya kuyruk kesi­minden yapılan (caudal) anestezi. Çok kez önceden uyutmak için da­mardan enjeksiyonlar gerekli olabilir.</p>
<p><strong>Üst uçlar</strong> =&gt; Genel, lokal veya bölgesel sinir tıkayıcı anesteziler.</p>
<p><strong>Alt uçlar</strong> =&gt; Genel, omurilik, lokal veya kısmî anestezi.</p>
<p>Anestezist operatöre çok kez gereken öğütleri verir ve anestezi al­tında olan hastanın durumu hakkında gerekli bilgileri ulaştırır.</p>
<p><strong>Bir hasta, önceki bir ameliyatta anesteziye karşı olumsuz bir tepki gös­termişse bu her anestezide olumsuz tepki göstereceğine delâlet eder mi ?</strong><br />
Hayır. Son yıllarda anestezi dalında o kadar büyük ilerlemeler kay­dedilmiştir ki bu gibi tekerrürlerin meydana gelmesine imkân yoktur.</p>
<p><strong>Hasta daha önceki bir anestezide olumsuz tepkiler göstermiş olduğu­nu anestezist’e bildirmeli mi ?</strong><br />
Evet. Anestezi doktoruna bundan önceki bir ameliyatta veya anestezide göstermiş olduğu olumsuz tepkiler hakkında geniş bilgi ver­mesi her zaman faydalıdır.</p>
<p><strong>Ameliyattan önce yemek yediğini hasta anesteziste bildirmeli midir ?</strong><br />
Evet. Hastanın anesteziye boş, midede gelmesi çok önemlidir. Eğer hasta ameliyattan önce yemek yemişle bunu anesteziste bildirmesi şarttır.</p>
</p>
<p><span id="more-4993"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/anestezi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat Güneş Çarpmasın!</title>
		<link>http://www.acilservis.org/dikkat-gunes-carpmasin.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/dikkat-gunes-carpmasin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 11:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Güneş Çarpmasın! bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Güneş Çarpmasın! makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Güneş Çarpmasın! nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Güneş Çarpmasın! tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Güneş Çarpmasın! tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/dikkat-gunes-carpmasin.html</guid>
		<description><![CDATA[

Yazın gelmesiyle beraber artan hava sıcaklığı nem ile birleştiği zaman insanlarda çarpıntı oluşturarak çeşitli rahatsızlıklara neden olmaktadır. Özellikle öğlen sıcaklığında güneş altında çalışmak zorunda olan insanlarda daha fazla görülmektedir.
Güneş Çarpması Neden Olur, Nasıl Oluşur?
İnsan vücudu artan vücut ısısını azaltmak için terleme mekanizmasını kullanarak vücuttan ter bezlerinden tuzlu bir salgı olan teri deri yüzeyine göndererek buharlaşmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/e3fb121da2809973da072838088319c6.jpg" width="100" height="100" alt="e3fb121da2809973da072838088319c6 Dikkat Güneş Çarpmasın!"  title="Dikkat Güneş Çarpmasın!" /></p>
<p class="description_x">
<p>Yazın gelmesiyle beraber artan hava sıcaklığı nem ile birleştiği zaman insanlarda çarpıntı oluşturarak çeşitli rahatsızlıklara neden olmaktadır. Özellikle öğlen sıcaklığında güneş altında çalışmak zorunda olan insanlarda daha fazla görülmektedir.</p>
<p><strong>Güneş Çarpması Neden Olur, Nasıl Oluşur?</strong><br />
İnsan vücudu artan vücut ısısını azaltmak için terleme mekanizmasını kullanarak vücuttan ter bezlerinden tuzlu bir salgı olan teri deri yüzeyine göndererek buharlaşmasını sağlar. Fakat nemli havalarda bu buharlaşma olayı olmadığı için insanlar bu mekanizmayı kullanamaz ve vücut ısısı artmaya başlar ve ısı, sıcaklık çarpması meydana gelir. Sadece nemli havalarda değil aynı zamanda durgun havalarda da hava akımı olmadığı için vücuttan ısı atılımı zor olur.</p>
<p><strong>Güneş çarpmasının belirtileri</strong> olarak terleyememe, vücut ısısının 40 derece gibi çok yüksek değerlere çıkması hatta koma gibi farklı sinirsel belirtileri sayabiliriz. Isı ve güneş çarpması olduğu durumlarda ilk yardım olarak, hastayı öncelikle gölge ve serin bir yere alıp vücut ısısını düşürme sağlanmalıdır. Soğuk duş mümkünse uygulanmalıdır. Eğer durumu çok acil ise ilk yardım ekiplerine başvurulmalıdır. </p>
<p>Bu makale www.saglikbilgileri.net‘e aittir.Başka sitede okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.</p>
</p>
<p><span id="more-4932"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/dikkat-gunes-carpmasin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/vitiligo-tedavisi-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/vitiligo-tedavisi-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 12:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır? tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/vitiligo-tedavisi-nasil-yapilir.html</guid>
		<description><![CDATA[

Vitiligo hastalığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Vitiligo hastalığı için farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi yöntemlerine geçmeden önce vitiligolu alanların çoğunluğuna bakılmalı ve vitamin B12 destek tedavisi uygulanmalı ve hastanın kan değerleri göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavide cevap kişiden kişiye değişmekte ve vitiligonun şiddetine göre zamanla azalmaktadır. Tedavisinde geniş bir yer kaplayan ürünler sürme preperatlardır.Bu preperatlar kortiosteroidli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/24e4c94e5791b01a81fd37f8b8365e16.jpg" width="100" height="100" alt="24e4c94e5791b01a81fd37f8b8365e16 Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır?"  title="Vitiligo Tedavisi Nasıl Yapılır?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Vitiligo hastalığı</strong> tedavi edilebilen bir hastalıktır. Vitiligo hastalığı için farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi yöntemlerine geçmeden önce vitiligolu alanların çoğunluğuna bakılmalı ve vitamin B12 destek tedavisi uygulanmalı ve hastanın kan değerleri göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavide cevap kişiden kişiye değişmekte ve vitiligonun şiddetine göre zamanla azalmaktadır. Tedavisinde geniş bir yer kaplayan ürünler sürme preperatlardır.Bu preperatlar kortiosteroidli kremler, antioksidanlı spreyler olarak kullanılmaktadır. </p>
<p>Son yıllarda ise tıbbın gelişmesiyle beraber repigmentasyon, depigmentasyon adlı tedavilerde uygulanmaya başlanmıştır. Depigmentasyon tedavisinde cerrahi tedavi seçeneğinde normal sağlam deriden sağlam renk hücresi dediğimiz pigmentler aktarılmaktadır. Repigmentasyonda ise fototerapi, topikal kortikosteroid uygulaması, dar bant UVB tedavisi, <strong>Puva tedavisi</strong> uygulanmaktadır. UVB tedavisi genellikle daha komplike, daha yaygın olan plakaların tedavisinde kullanılır. En etkili tedavi yöntemi ise puva tedavisidir. Bu <strong>Puva tedavisi</strong> 20 30 seans boyunca haftada 2 ya da 3 kez yapılır.</p>
<p>Bu makale www.saglikbilgileri.net‘e aittir.Başka sitede okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.</p>
</p>
<p><span id="more-4922"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/vitiligo-tedavisi-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

