<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AcilServis.org &#187; Genel Sağlık Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.acilservis.org/genel-saglik-bilgileri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.acilservis.org</link>
	<description>Sağlıklı Bir Hayat için..</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Nov 2011 20:46:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Romatizmada egzersizlerin faydaları</title>
		<link>http://www.acilservis.org/romatizmada-egzersizlerin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/romatizmada-egzersizlerin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 11:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmada egzersizlerin faydaları bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmada egzersizlerin faydaları makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmada egzersizlerin faydaları nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmada egzersizlerin faydaları tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmada egzersizlerin faydaları tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/romatizmada-egzersizlerin-faydalari.html</guid>
		<description><![CDATA[

Yürüyüş herkes için çok yararlı bir egzersizdir. Yürüyüş bir dayanıklılık egzersizidir, yani kalbinizi güçlendirir, akciğerlerinizin daha iyi çalışmasına yardım eder, yorgunluğa karşı daha dayanıklı kılar. Kemikler üzerine kuvvet uyguladığı için kemikleri


	Yürüyüş kaslarınızı güçlendirir ve eklem esnekliğinizi korumanıza yardım eder. Yürüyüşün, romatizması olan hastalarda kas ve ekleme yönelik faydaları çok önemlidir. Çünkü romatizmaya bağlı hareketsizlik eklemlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/0334c8150a878c4ed35d36d4d8d2c2fb.jpg" width="100" height="100" alt="0334c8150a878c4ed35d36d4d8d2c2fb Romatizmada egzersizlerin faydaları"  title="Romatizmada egzersizlerin faydaları" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Yürüyüş herkes için çok yararlı bir egzersizdir. Yürüyüş bir dayanıklılık egzersizidir, yani kalbinizi güçlendirir, akciğerlerinizin daha iyi çalışmasına yardım eder, yorgunluğa karşı daha dayanıklı kılar. Kemikler üzerine kuvvet uyguladığı için kemikleri</strong></p>
<p>
<p>
	Yürüyüş kaslarınızı güçlendirir ve eklem esnekliğinizi korumanıza yardım eder. Yürüyüşün, romatizması olan hastalarda kas ve ekleme yönelik faydaları çok önemlidir. Çünkü romatizmaya bağlı hareketsizlik eklemlerde tutukluğa ve kaslarda da zayıflamaya yol açar. Yürüyüş ile kaslar ve eklem çevresindeki yapılar güçlendikçe eklemler daha iyi korunabilir ve günlük yaşam aktivitelerinde daha sorunsuz kullanılabilir. Bütün bu fiziksel yararlara ek olarak yürüyüşün bir çok psikolojik faydaları da bulunur. Düzenli yürüyüş daha iyi uyumanızı sağlar, kilo kontrolüne yardım eder ve moralinizi yükseltir.</p>
<p>
	Ayrıca eklem romatizmasına eşlik edebilecek depresyon, stres ve yorgunluk gibi sorunlarla daha iyi başa çıkmanıza yardım eder. Nasıl başlayalım?</p>
<p>
	- Yürüyüş çok basit bir egzersiz olduğundan, yararlı etkileri genellikle göz ardı edilmektedir. Aslında yürüyüşü pek çok insan için ideal bir egzersiz yapan işte bu basitliğidir. Yürüyüş istediğiniz yerde, istediğiniz zaman, istediğiniz kadar yapabileceğiniz bir egzersizdir. Özel bir yetenek, alet, cihaz gerektirmez ve ucuzdur. Dünyanın dört bir yanındaki yürüyüş yapan insanlar grubuna katılmak istiyorsanız şu noktaları aklınızda tutmalısınız:</p>
<p>
	- Her egzersiz programında olduğu gibi mutlaka doktorunuza danışarak size uygun yürüyüş süresini ve dozunu belirleyin. &#8211; Şoku iyi emen esnek tabanlı rahat yürüyüş ayakkabıları giyin. Ayakkabınızda ayrıca uygun taban destekleri ve parmaklarınız için rahat bir boşluk bulunması gerektiğini aklınızda tutun.</p>
<p>
	- Ayakkabınızın ayağınıza iyi ve rahat oturduğundan emin olun, ayakkabı almaya giderken kullanacağınız çoraplarla gidin ki size en uygun ayakkabıyı seçebileseniz.</p>
<p>
	- Rahat ve bol kıyafetlerle yürüyün. Nemi alacak kumaşlar seçin. Ayrıca yürüyüş sırasında değişen sıcaklığa uyum sağlayabilecek şekilde giyinin.</p>
<p>
	- Yürüyüş yolunuzu önceden belirleyin ve tanıyın.</p>
<p>
	- Ailenizi yürüyüş yolunuzdan ve süresinden haberdar edin. Daha eğlenceli ve sağlıklı bir yürüyüş için yapabileceğiniz bazı şeyler:</p>
</p>
<p><span id="more-5652"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/romatizmada-egzersizlerin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Ağrıları</title>
		<link>http://www.acilservis.org/boyun-agrilari.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/boyun-agrilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 11:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/boyun-agrilari.html</guid>
		<description><![CDATA[

Boyun bölgesi tıp dilinde servikal omurga bölgesi olarak adlandırılır. Gövdenin üst kısmından başlayarak kafatasının başladığı yere kadar olan omurlara verilen isimdir. 


	Buradaki omur kemikleri ve bağlar omurgaya sağlamlık kazandırır, destek verir ve hareketi kolaylaştırır. Boyunda hareket sayısı çok fazladır ve başın da ağırlığını destekler. Omurgaya göre boynun korunması daha az olduğundan yaralanmalara daha açıktır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/6324596f5368e17e02662c744825dc18.jpg" width="100" height="100" alt="6324596f5368e17e02662c744825dc18 Boyun Ağrıları"  title="Boyun Ağrıları" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Boyun bölgesi tıp dilinde servikal omurga bölgesi olarak adlandırılır. Gövdenin üst kısmından başlayarak kafatasının başladığı yere kadar olan omurlara verilen isimdir. </strong></p>
<p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;text-indent: 35.4pt;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:">Buradaki omur kemikleri ve bağlar omurgaya sağlamlık kazandırır, destek verir ve hareketi kolaylaştırır. Boyunda hareket sayısı çok fazladır ve başın da ağırlığını destekler. Omurgaya göre boynun korunması daha az olduğundan yaralanmalara daha açıktır ve özellikle ağrılı ve hareket kısıtlayıcı yaralanmalara maruz kalır. Çoğu kişi için boyun ağrısı zamanla kaybolan bir rahatsızlıktır. Diğerlerinin rahatsızlıklarının giderilmesi için tıbbi müdahaleye ihtiyacı olur.</span></p>
<p align="justify" class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:"> </span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;text-indent: 35.4pt;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:">Boyun ağrısının sebebi yumuşak dokulardaki anormalliklerdir. Bunlar: kaslar, bağlar ve sinirlerdir. Aynı zamanda kemik ve eklemlerde de olabilir. Boyun ağrısının en yaygın sebebi yaralanma veya uzun süreli yorgunluğa bağlı olan yumuşak doku anormallikleridir. Seyrek olsa da enfeksiyon ve tümör de görülebilir. Bazı kişilerde boyundaki sorunlar sırt, omuz ve kollardaki ağrıların sebebi olabilir.</span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:"> </span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;text-indent: 35.4pt;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:">Boyun ağrısına sebep olan hastalıklar arasında osteoartrit ve romatoid artrit vardır. Osteoartrit genelde yaşlı insanlarda eklem aşınmasına bağlı olarak görülür. Romatoid artrit ise boyun eklemlerinde zarara sebep olur. Her iki hastalık da sertlik ve ağrıya neden olur. Boyun ağrısına neden olan hastalıklardan biri de servikal disk dejenerasyonudur. 40 yaşından sonra görülen bu hastalıkta diskin ortasında bulunan jelatin maddesi dejenere olur ve omurlar arasındaki boşluk azalır. Böylece omurga eklemlerine binen yük artar ve aşınmaya neden olur. </span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:"> </span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;text-indent: 35.4pt;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:">Boyun esnek olduğundan ve başı desteklediğinden yaralanmaya çok açıktır. Motorlu taşıt kazaları, temas sporları ve düşmeler nedeniyle boyun yaralanmaları çok sık görülür. Emniyet kemeri kullanımı yaralanmayı önemli ölçüde azaltıcı bir etki yapar. Boyun ağrıları seyrek de olsa tümör, enfeksiyon veya omurgada doğuştan gelen anormallikler nedeniyle de görülebilir.</span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:"> </span></p>
<p align="left" class="MsoNormal" style="text-align: justify;text-indent: 18pt;margin: 0cm 0cm 0pt">
	<span style="font-family:">Eğer bir yaralanma sonucu boyun ağrısı oluşursa hemen tıbbi yardım alınmalıdır. Eğer yaralanma sebebi dışında boyun ağrısı varsa tıbbi yardım şu durumlarda alınmalıdır:</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span style="font-family:">ağrı devamlı ve kalıcı ise </span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span style="font-family:">şiddetli ise </span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span style="font-family:">kollar ve bacaklarda da ağrı varsa </span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span style="font-family:">baş ağrısı, hissizlik, uyuşma ve güçsüzlük varsa</span></li>
</ul>
</p>
<p><span id="more-5653"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/boyun-agrilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri</title>
		<link>http://www.acilservis.org/sigaranin-ortopedik-saglik-uzerine-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/sigaranin-ortopedik-saglik-uzerine-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 11:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Ortopedik Sağlık Üzerine Etkileri tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/sigaranin-ortopedik-saglik-uzerine-etkileri.html</guid>
		<description><![CDATA[
Sigara İçmenin Ortopedik Sağlığınıza Olan Etkileri


	 

	Yaralanma


		Sigara içen gençlerde bursitis veya tendonitis gibi kullanıma bağlı yaralanmalar 1.5 kat daha fazla görülmektedir. 

		Kırık ve burkulmalar gibi travmatik yaralanmalar sigara içenlerde daha fazla görülmektedir. 

		Sigara içme yeni kemik oluşumunu tehlikeye sokar ve sigara içen kadınlar kemik gücü kaybı ve osteoporoz riski altındadır. 

		Sigara içen erkeklerde kalça kırığı oranı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="description_x">
<p><strong>Sigara İçmenin Ortopedik Sağlığınıza Olan Etkileri</strong></p>
<p>
<p>
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR"><strong>Yaralanma</strong></span></span></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR">Sigara içen gençlerde bursitis veya tendonitis gibi kullanıma bağlı yaralanmalar 1.5 kat daha fazla görülmektedir.</span> </span></span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR">Kırık ve burkulmalar gibi travmatik yaralanmalar sigara içenlerde daha fazla görülmektedir.</span> </span></span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR">Sigara içme yeni kemik oluşumunu tehlikeye sokar ve sigara içen kadınlar kemik gücü kaybı ve osteoporoz riski altındadır.</span> </span></span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR">Sigara içen erkeklerde kalça kırığı oranı içmeyenlere göre 1.6 kat fazladır.</span> </span></span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="EN"><span class="style4"><span lang="TR">Sigara içen kadınlarda kalça kırığı oranı içmeyenlere göre 1.4 kat fazladır.</span></span></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt 0.25in">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="TR"><strong>Kırık</strong></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerin kırıkları daha geç kaynamakta, bazen yanlış kaynamakta ve kaynayan kemikte güçsüzlük görülmektedir.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içme ve nikotin kemiğe kan akışını azaltır ve kemik iyileşmesini tehlikeye sokar.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Gecikmiş kaynama daha fazla hareketsizlik ve yüklenme yasağına yol açmaktadır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerde iyileşme süresinin içmeyenlere oranla iki kat fazla olduğu (269 gün – 136 gün) çalışmalarla kanıtlanmıştır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Açık tibia kırıklarında yapılan bir çalışmada sigara içenlerde iyileşme oranı içmeyenlere göre %37 daha az olmuştur.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerde enfeksiyon oranı içmeyenlere göre iki kat fazla olurken bu oran kemik enfeksiyonunda 3.7 kata kadar çıkmaktadır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="TR"><strong>Cerrahi Müdahale</strong></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Riskleri azaltmak için cerrahi bir operasyondan en az 6 hafta önce sigara bırakılmalıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerde anestezi, dolaşım ve kalp sorunları ve yaralarda geç iyileşme görülmektedir.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içmenin sonucu olarak kemik kalitesi düşmekte bu da özellikle protez ve benzeri implant yerleştirilmesini zorlaştırmaktadır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerde enfeksiyon oranı artmakta ve yerleştirilen implantın çıkarılmasına daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Topuk kemiği ameliyatlarından (kalkaneus kemiği) sonra sigara içenlerde, içmeyenlere oranla 1.2 kat daha fazla yara enfeksiyonuna rastlanmıştır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Açık Aşil tendonu ameliyatlarında sigara içenlerin %39’unda yara komplikasyonu görülürken bu oran sigara içmeyenlerde %8 olarak kalmıştır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Kemik enfeksiyonları ve iyileşememe çoğunlukla amputasyon ve daimi sakatlıkla sonuçlanmaktadır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="TR"><strong>Hallux Valgus Ameliyatı</strong></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara ameliyat yerinde geç iyileşmeye sebep olur ve bazı hastalarda iyileşmeyi durdurur.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenlerde bu ameliyat sonrası daha fazla ağrı olur.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içenler ameliyat sonrası durumlarından memnun değildirler çünkü daha fazla ağrı, işlevde normale dönememe, eklem stabilitesinde azalma ve parmaklarda hizasızlık görülmektedir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="TR"><strong>Füzyon İşlemi</strong></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Füzyon yerinde iyileşme gecikmekte ve bazen de hiç gerçekleşmemektedir.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Subtalar füzyonlarda yapılan bir çalışmada sigara içmeyenlerde füzyon oranı %92 olurken içenlerde bu oran %73 olmuştur.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Ayak bileği füzyonlarında, sigara içenlerde füzyon başarısızlığı içmeyenlere oranla 4 kat fazladır.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Füzyon başarısızlığı sonucu olarak devamlı ağrı ve sakatlık görülebilir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt">
	<span lang="TR"><strong>Diyabet</strong></span></p>
<ul style="margin-top: 0in" type="disc">
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Nikotin el ve ayağa kan akışında kesinti meydana getirir. Diyabetin yaptığı damar tahribatı da buna eklenince sonuç yavaş yara iyileşmesi ve dokularda ölüm şeklinde kendini gösterir.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Bir çalışmaya göre, ayak ameliyatından sonra sigara içen diyabetlilerde enfeksiyon oranı, 1 yıl boyunca sigara içmemiş diyabetlilerde görülen enfeksiyon oranının üç katı olmuştur.</span></li>
<li class="MsoNormal">
		<span lang="TR">Sigara içen diyabetlilerde içmeyenlere göre amputasyon riski çok daha fazladır.</span></li>
</ul>
</p>
<p><span id="more-5655"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/sigaranin-ortopedik-saglik-uzerine-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/ayna-ayna-neden-hep-kusurlarimi-gosteriyorsun-bana.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/ayna-ayna-neden-hep-kusurlarimi-gosteriyorsun-bana.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 00:10:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana? tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/ayna-ayna-neden-hep-kusurlarimi-gosteriyorsun-bana.html</guid>
		<description><![CDATA[

Takıntı haline getirdiğiniz ve saklamaya çalıştığınız ufak tefek kusurlarınızı başkalarının gözüne sokanın aslında kendiniz olduğunuzu fark ettiğinizde özgüveninizi yeniden kazanıyor, aynalarla barışıyorsunuz.
Bunu kendi başınıza yapamayacağınızı hissediyorsanız bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Çünkü siz de Dismorfobi hastalığının pençesinde olabilirsiniz&#8230;
Banyodan çıkarken, evden dışarı adım atmadan önce ya da önünden şöyle bir geçerken; aynada özellikle baktığımız bir yerimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/9f5fbc042af80f848d7385581f89b735.jpg" width="100" height="100" alt="9f5fbc042af80f848d7385581f89b735 Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana?"  title="Ayna ayna neden hep kusurlarımı gösteriyorsun bana?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Takıntı haline getirdiğiniz ve saklamaya çalıştığınız ufak tefek kusurlarınızı başkalarının gözüne sokanın aslında kendiniz olduğunuzu fark ettiğinizde özgüveninizi yeniden kazanıyor, aynalarla barışıyorsunuz.</strong></p>
<p><p>Bunu kendi başınıza yapamayacağınızı hissediyorsanız bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Çünkü siz de Dismorfobi hastalığının pençesinde olabilirsiniz&#8230;</p>
<p>Banyodan çıkarken, evden dışarı adım atmadan önce ya da önünden şöyle bir geçerken; aynada özellikle baktığımız bir yerimiz mutlaka oluyor. Bazılarımız burnumuzu, cildimizi, kulaklarımızı, kimimiz de kalçamızı ya da bacaklarımızı, nasıl görünüyor diye incelemeye doyamıyoruz. Çok güzel bulduğumuz için değil, beğenmediğimiz için tabii ki… Bazı kişilerde ise bu beğenmeme hali takıntıya dönüşüyor, yaşamsal işlevselliği bozuyor. Psikiyatride Beden Dismorfik Bozukluk olarak adlandırılan, Beden Algı Bozukluğu olarak da bilinen bu hastalık her yaştan ve cinsiyetten kişiye hayatı zindan edebiliyor. Hastalığın psikiyatrik tedavisi gerçekleştirilmediği zaman estetik cerrahi de her zaman çözüm olmayabiliyor. Psikiyatrist Zengibar Özarslan ile ilk tanısı yaklaşık 100 yıl önce konulmuş olan Beden Algı Bozukluğu’nun belirtilerini, nedenlerini ve nasıl tedavi edildiğini konuştuk.</p>
<p><strong>Beden Algı Bozukluğu’nu nasıl tanımlıyorsunuz?</strong><br />Günümüzde birçok kişinin bedeniyle ilgili bazı takıntıları bulunuyor. Ancak kişinin bedeninde gerçekte olmayan, varsa bile çok hafif olan bir kusur anksiyeteye dönüşüyorsa, hayat kalitesini bozuyorsa, işe gitmesini engelliyor, arkadaşları ile ilişkilerini bozuyorsa, sosyal çekingenliğe sebep oluyorsa, bu durum hayatının yüzde 70’ini kapsıyorsa Beden Algı Bozukluğu’ndan bahsetmeye başlıyoruz.</p>
<p><strong>Bu hastalığın kadınlarda daha fazla görüldüğünü düşünmek doğru mu?</strong><br />Öyle olduğu düşünülüyor ancak istatistiksel bir çalışma yapılsa ortaya çıkan oranların çok da farklı olmayacağı görülür. Erkeklerin takıntıları daha çok boy, cinsel organ boyutu ve kas yapısı ile ilgili oluyor. Kadınlar ise vücudun hemen hemen her bölümünü takıntı haline getirebiliyor. Özellikle yüzün her bölümü, saç ve tüylenme ile ilgili takıntılar fazla oluyor. Daha çok ergenlik ile başlıyor, 25-30 yaş aralığına kadar daha sık görülüyor.</p>
<p><strong>Beden Algı Bozukluğu yaşayan kişilerin ortak özellikleri nelerdir?</strong><br />Hastaların hepsinde bir sosyal çekingenlik oluyor. Bu da toplum içine çıkınca kusurlarının diğerleri tarafından fark edileceği kaygısından kaynaklanıyor. Ergenlik döneminde genç kızların büyümeye başlayan göğüslerini saklamak için kambur durmaları gibi bu insanlar da bedenindeki kusuru saklamak için çaba gösteriyorlar. Saçıyla ilgili takıntısı olan bir erkek sürekli şapka takıyor, cildini beğenmeyen kadın sürekli fondöten sürüyor, ellerini sevmeyen kişi saklamaya çalışıyor hatta yürüyüşünü beğenmeyen bir kişi insanlar içinde yürümemek için insan içine çıkamaz hale geliyor. Bu durum kişileri bir süre sonra yalnızlığa itiyor. Özgüven eksikliği, başkalarının düşüncelerinden çok fazla etkilenme ve çok alıngan olmak da bu kişilerin ortak özelliklerinden…</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçi annelerin takıntılı çocukları</strong><br />Günümüzde çocukların SBS ve LGS için akademik olarak yarıştırılması gibi bedensel bir yarış da var. Anne-babalar ve özellikle günümüzün mükemmeliyetçi ve ailede gittikçe otoriteleşen anneleri çocuklarına yanlış düşünceler empoze edebiliyor. Eğitim seviyesi ne olursa olsun anneler de etraflarında ve ekranlarda gördüklerinden etkileniyorlar. Sağlıklı bir birey yetiştirmek adına bir çocuğun beslenmesini düzenlemek, onu spora yönlendirmek doğru bir yaklaşım olsa da bunu yaparken başkalarını örnek gösterip “Bak o spora gidiyor, boyu uzadı, vücudu güzelleşti. Senin de gitmen lazım” demek çocuğu rekabete sokuyor ve kaybetme korkusu özgüven eksikliğine neden oluyor.</p>
<p><strong>Bu hastalığın ortaya çıkmasındaki sebepler nelerdir?</strong><br />Nedenine baktığımızda hem çevresel hem genetik hem de gelişimsel süreçteki bir tablo ile gelişiyor. Daha çok ‘otomatik yanlış düşünce’ dediğimiz şekilde ortaya çıkıyor. Kişinin algısında yanlış birtakım çıkarımlar oluyor. Bunlar, çevreden beslendiği zaman, yani bir aile ferdi, bir arkadaş tarafından da alay ya da eleştiri konusu yapıldığında takıntıya dönüşebiliyor. Örneğin ergenlik döneminde boyu diğer arkadaşlarından daha fazla uzayan genç, aslında uzun boylu olduğu için sevinmesi gerekirken, arkadaşları kendisiyle ‘sırık’ diye alay ettikleri için boyunu takıntı haline getiriyor. Aynı durumu yaşayıp takıntı yaşamayan bir genç de olabiliyor. Bu, gencin genetik yapısı, algı düzeyi, çocukluk çağı ve anne-baba ilişkisi ile de bağlantılı bir durum. Örneğin fazla koruyucu bir aile ya da mükemmeliyetçi bir anne bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabiliyor.</p>
<p><strong>Bu hastaların ayna ile ilişkileri nasıl?</strong><br />Çok enteresan… İlk başlarda kusurunu takip etmek için sürekli ayna ile ilişki içinde oluyor. Burnunu takıntı haline getirdiğini düşünelim. Profilden sürekli burnuna bakıyor, saçları ile nasıl kapatabileceğini düşünüyor, denemeler yapıyor. Bir süre sonra ise bu kaygı, kendini sevmeme haline dönüşüyor. Bu sefer aynaya bakamayacak şekilde kendini kötü hissediyor, kendini görmeye tahammül edemez oluyor.</p>
<p><strong>Kişi kendi kendini tedavi edebilir mi?</strong><br />Tedavide farmakoterapi ve psikoterapinin beraber uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde atlatmak çok zor oluyor. İlaç desteği ile kişinin kaygılarını azaltıp özgüven anlamında bir yere kadar gelmek mümkün, ancak daha sonra mutlaka psikoterapinin devam etmesi gerekiyor. Çünkü kişide otomatik yanlış düşünceler ön planda oluyor. Bu düşünceler ortadan kalkmadığı zaman tam iyileşme sağlanamıyor. Otomatik düşünce, temel inanca dönüşüyor; ben çirkinim, sevilmiyorum gibi&#8230; Esas zor olan bu düşünceyi değiştirmek. Diyelim ki arkadaşları ile bir ortama girdiğinde “Benim sivilceme bakıyorlar” diyecek. Birisinin şaka ile karışık söylediği laftan, “Ben çirkinim, o yüzden bana böyle söyleniyor” diye anlam çıkarıp depresyona girecek. Bu düşünce şekli ömür boyu hayatını çekilmez hale getirecek.</p>
<p><strong>Mutsuz olan soluğu estetik merkezinde alıyor</strong><br />Estetik ve Plastik Cerrahı Op. Dr. Güner Uysal diyor ki: “Bu hasta grubu beğenmedikleri vücut yapılarında değişiklikler istiyorlar. Fiziki görünüşte hastalarımızın istedikleri değişiklikler, kitle iletişim araçlarından ve yaşadıkları coğrafyalardaki trendlerden etkileniyor. Bu durum, o günler için farklı bir fizik yapı içerisinde olan kişilerin kendilerini beğenmemelerine ve her fırsatta öne çıkarılan bu fiziksel özelliklere sahip olabilmek için olanaklarının tümünü kullanmaya çalışmalarına yol açıyor. Fiziki durumlarında herhangi bir değişime gidemeyenler ise özgüvenlerini yitiriyor, algılarında değişme ve benlik saygılarında düşüş yaşıyorlar. Çeşitli psikolojik sorunlar içinde benlik algısı bozulan gençler giderek kendilerini beğenmez oluyorlar. Biz özellikle beden algı bozukluğu ile ilgili problemleri olan hastaları operasyon öncesinde yapılan konsültasyonlarda saptıyoruz. Bu hastaların beklentilerini ve nasıl bir vücut şekli istediklerini ve bizim kendilerine neler verebileceğimizi görüşmelerimizde uzun uzun anlatıyoruz. Her zaman doğal olan bir vücut şeklinin daha doğru olacağını ve doğal bir görüntünün hiçbir zaman modasının geçmediğini vurguluyoruz. Her koşulda bu beklentilere cevap veremeyeceğimiz hastaları ameliyat etmemenin en doğru karar olduğunu düşünüyoruz. Bu hastaların operasyon geçirmeleri halinde de sonraki dönemlerde mutlaka psikolojik olarak motivasyona ihtiyaçları oluyor.”</p>
<p><strong>Kişi takıntı yaptığı bölgesine daha fazla dikkat çekmiş olmuyor mu?</strong><br />Terapi sürecinde de bunu işliyoruz. Biz saklamaya çalıştığımız detayı, aslında bir etiket olarak başkalarına okutuyoruz. Kendi etiketimizi oluşturuyoruz, karşı taraf da “O zaman ben de bu etiketi okuyayım” diyor ve daha dikkatli bakıyor. Etiketin yanlış olduğunu fark edebiliyor, “Neden böyle bir etiket oluşturmuş?” diye düşünüyor.</p>
<p><strong>Estetik cerrahi bir tedavi yöntemi midir?</strong><br />Kesinlikle değil… Ancak bu hastalık sağlık sektöründe ticareti de biraz ön plana çıkarıyor. Çoğu duyarlı estetik cerrahlarımız, kendilerine başvuran hastaların öncelikle psikolojik muayeneden geçmeleri gerektiğini söylüyorlar. Ancak doğrudan “Bunu düzeltebiliriz” diyerek ameliyatı tercih edenler de var. Ancak hastanın psikolojik tedavisi yapılmadığı için ameliyat sonrasında da sonucu beğenmeyebiliyor ya da takıntı bu sefer başka bir organa sıçrıyor. Bu durumda hastalar doktorları da zor durumda bırakıyor. Doktor doktor dolaşıyor bu arada ise fark etmeden kendi bedenine zarar veriyor. Bu nedenle estetik cerrahi alanında belli durumlarda psikiyatrist ile cerrahın kombine çalışması gerekiyor.</p>
<p><strong>YAŞAYANLAR ANLATIYOR</strong><br />Burnunu beğenmeyen kızım adeta hayata küstü “16 yaşındaki kızım, burnunun çok çirkin olduğunu düşünüyor. Arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini düşünüyorum. Aynaya bakmaktan hoşlanmıyor, banyo yaparken kendini görmemek için aynayı örtüyor. Hafta sonları arkadaşları ile gezmesi için onu destekliyoruz ancak o evde kalmayı tercih ediyor. Bizimle birlikte dışarı çıktığı zaman yabancı kimseyle göz göze gelmemeye çalışıyor ve bütün gün surat asıp oturuyor. Onunla defalarca konuştum, burnunun yüzünü tamamladığını, kendisine yakıştığını hatta ona farklı bir hava kattığını inanarak söyledim. Aile çevremizden onun sevip saydığı, güvendiği kişilere konu hakkında bilgi verdim ve onların da kızımla konuşmalarını sağladım. Ancak hiçbiri fayda etmedi. Hayatının en güzel yıllarında kızımın içine kapanması beni derinden yaralıyor. En sonunda ikna olması için onu bir estetik cerraha götürdüm. Yaşının operasyona müsait olmadığı yanıtını aldık. Gittiğimiz uzman konuya çok anlayışla yaklaştı ve kızıma ikna edici bir konuşma yaptı. Şimdilik biraz daha iyi durumda olsa da 18 yaşını doldurur doldurmaz ameliyata koşmak isteyeceğine eminim.” Sevil, 42, İstanbul</p>
<p>Yaprak Çetinkaya</p>
<p>Formsante Dergisi Ağustos 2011 Sayısı</p>
<p> </p>
<p><b>Milliyet Sağlık</b></p>
</p>
<p><span id="more-5622"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/ayna-ayna-neden-hep-kusurlarimi-gosteriyorsun-bana.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramda nasıl beslenmeli?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/bayramda-nasil-beslenmeli.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/bayramda-nasil-beslenmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 00:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramda nasıl beslenmeli? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramda nasıl beslenmeli? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramda nasıl beslenmeli? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramda nasıl beslenmeli? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramda nasıl beslenmeli? tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/bayramda-nasil-beslenmeli.html</guid>
		<description><![CDATA[

Bayramda beslenme düzeninin değişmesi sağlık açısından riskli durumlara yol açabiliyor.
Bayramda beslenme düzeninin değişmesi sağlık açısından riskli durumlara yol açabiliyor. Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, oruç sonrasında sağlığını ve kilosunu korumak isteyenler için Ramazan Bayramı’nda beslenme önerilerini paylaşıyor.Back-Up’ın koruyucu aile hekimliğini temel alan hizmeti Dr. Back-Up, üyelerine sağlık konusunda her türlü bilgilendirme, takip ve organizasyonel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/502dc44f6b23939b950336019143d8f0.jpg" width="100" height="100" alt="502dc44f6b23939b950336019143d8f0 Bayramda nasıl beslenmeli?"  title="Bayramda nasıl beslenmeli?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Bayramda beslenme düzeninin değişmesi sağlık açısından riskli durumlara yol açabiliyor.</strong></p>
<p><p>Bayramda beslenme düzeninin değişmesi sağlık açısından riskli durumlara yol açabiliyor. Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, oruç sonrasında sağlığını ve kilosunu korumak isteyenler için Ramazan Bayramı’nda beslenme önerilerini paylaşıyor.<br />Back-Up’ın koruyucu aile hekimliğini temel alan hizmeti Dr. Back-Up, üyelerine sağlık konusunda her türlü bilgilendirme, takip ve organizasyonel hizmet sunmaya devam ediyor. Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Uzman Dr. Ayhan Tokgöz, sağlıklı ve keyifli bir bayram geçirmek isteyenler için beslenme önerilerini aktarıyor.</p>
<p>“Sağlıklı bir hayatın olmazsa olmazlarından biri de düzenli ve dengeli beslenmedir. Ramazan ayı boyunca oruç tutarak beslenme düzenini değiştiren ve günlük öğün sayısını düşüren bireyler, bayramın gelmesi ve normal beslenme düzenlerine kavuşmalarıyla birlikte bir anda eskisinden de fazla yemek yeme eğiliminde bulunuyorlar. Dahası ramazan ayındaki beslenme düzeninin sonucunda metabolizma hızının yavaşlaması ve hemen ardından gelen Ramazan Bayramı’nda yağ oranı fazla, yüksek kalorili yiyeceklerle beslenilmesi mide ve bağırsak hastalıklarının önünü açıyor” diye bilgi veren Dr. Tokgöz, Ramazan Bayramı’nın tadını kaçırmamak için uygulanması gereken beslenme kurallarını sıralıyor:</p>
<p>• Güne hafif bir kahvaltı ile başlamak en doğrusu olacaktır. Peynir, zeytin, domates, kepek ekmeği gibi mideyi zorlamayacak besinler aşırıya kaçmamak şartıyla yenebilir.<br />• Yemekler 3 ana öğün, 2 ara öğün olmak üzere yenmeli. Ana öğünlerde et, süt, sebze ve tahıl grubu ürünlerinden yeterli miktarda aşırıya kaçmadan tüketilmeli; ara öğünlerde ise meyve, kepekli bisküvi gibi alternatifler tüketilmeli.<br />• Besinler iyi çiğnenmeli, az ve sık yemek yenmeli.<br />• Kızartma gibi yüksek kalorili besinler yerine haşlama, buğulama besinler tercih edilmeli.<br />• Hamur işleri ve tatlı tüketiminde dikkatli olunmalı. Özellikle hamur işlerinden uzak durulmalı, tatlı olarak da sütlü tatlılar az miktarda tercih edilmeli.<br />• Vücut dengesini sağlamak adına bol miktarda sıvı tüketilmeli. Günlük ortalama 2 litre civarında su içilmeli; bunun yanında ayran, meyve suyu gibi ürünler yemeklerin yanında tercih edilmeli. Çay, kahve ve asitli içecekler yerine ise yeşil çay, ada çayı gibi bitkisel ürünler tüketilmeli.<br />• Oruç etkisiyle yavaşlayan metabolizma kilo almaya neden olacaktır, bu yüzden beslenmenin yanında fiziksel aktivite de büyük önem taşıyor. Metabolizmayı hızlandırmak için spor yapmak, merdiven kullanmak, bisiklete binmek, en azından yemeklerden sonra yürüyüş yapmak faydalı olacaktır.<br /> </p>
<p><b>Milliyet Sağlık</b></p>
</p>
<p><span id="more-5621"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/bayramda-nasil-beslenmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.acilservis.org/uyku-apne-sendromuyla-tatil-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/uyku-apne-sendromuyla-tatil-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 00:10:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır? bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır? makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır? tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır? tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/uyku-apne-sendromuyla-tatil-nasil-yapilir.html</guid>
		<description><![CDATA[

Ramazan Bayramı 9 günlük tatili de beraberinde getirdi.
 Dokuz günlük tatil nedeniyle herkesi tatile çıkma telaşı da sarmış durumda. Özellikle memleketlerine gitmeyi planlayanlar hazırlıklara başladı bile… Ancak uzun yolculuklar yapacaksanız sağlığınızın yerinde olması çok önemli. Özellikle de uyku apne sendromu yaşayanlar araç kullanımına çok dikkat etmeliler.
Hisar Intercontinental Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Alkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/cfb45cedb740a0f86bc1009cea8637fa.jpg" width="100" height="100" alt="cfb45cedb740a0f86bc1009cea8637fa Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır?"  title="Uyku apne sendromuyla tatil nasıl yapılır?" /></p>
<p class="description_x">
<p><strong>Ramazan Bayramı 9 günlük tatili de beraberinde getirdi.</strong></p>
<p><p> Dokuz günlük tatil nedeniyle herkesi tatile çıkma telaşı da sarmış durumda. Özellikle memleketlerine gitmeyi planlayanlar hazırlıklara başladı bile… Ancak uzun yolculuklar yapacaksanız sağlığınızın yerinde olması çok önemli. Özellikle de uyku apne sendromu yaşayanlar araç kullanımına çok dikkat etmeliler.</p>
<p>Hisar Intercontinental Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Alkan ile Uyku Apne Sendromu hastalarının tatil günlüğünü konuştuk.</p>
<p>Uyku Apne Sendromu yaşayanların genelde bu hastalıktan haberi olmadığını, horlamalarını ve bir anda horlayarak uykudan sıçramalarını normal bir durum gibi gördüklerini dile getiren Alkan; ‘Uyku apne sendromu yaşayan hastalar mümkünse araç kullanmamalı, gerekirse dönüşümlü araç kullanmalı; tek başlarına ve gece yolculuğu kesinlikle yapmamalılar. Yemekten sonra uyuklama söz konusu olacağı için araç kullanmak özellikle bu hastalar için çok tehlikeli. Ciddi trafik kazalarına neden olabilirler. Uyku apnesi hastalarının özellikle gece uykuda kalp rahatsızlıkları riskini artırmamaları için beslenmelerine özen göstermeleri; uykuya yakın saatlerde yemek yememeleri, öğünlerde ağır yemeklerden ve tatlılardan uzak durmaları gerekir. Bayram tatili yaz dönemine rastladığı için öğle saatlerinde uzun süre dışarıda bulunmak; sauna, buhar banyosu gibi sıcak ortamlara mideleri doluyken girmek, bu hastalar için pek çok sorunu beraberinde getirebilir. Uyku apne sendorumu yaşayan hastalar aşırı efordan kaçınmalı, alkol tüketimine dikkat etmeli, uykuda sırt üstü yatmak yerine yan yatmayı tercih etmeli ve en önemlisi eşlerinin uyumasına izin vermek için onlara biraz süre tanımalıdır.’ diye konuştu.</p>
<p><b>Milliyet Sağlık</b></p>
</p>
<p><span id="more-5620"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/uyku-apne-sendromuyla-tatil-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

