<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AcilServis.org &#187; Hamilelik</title>
	<atom:link href="http://www.acilservis.org/hamilelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.acilservis.org</link>
	<description>Sağlıklı Bir Hayat için..</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Nov 2011 20:46:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar</title>
		<link>http://www.acilservis.org/bebeginiz-geceleri-size-ihtiyac-duyar.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/bebeginiz-geceleri-size-ihtiyac-duyar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 00:35:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/bebeginiz-geceleri-size-ihtiyac-duyar.html</guid>
		<description><![CDATA[

Tüm gün annesiyle birlikte olan bebekler, geceleri de aynı yakınlığın devam etmesini di­lerler. Özenle hazırlanmış beşiği, sıcacık batta­niyesi ve onun rahatı için daha o doğmadan ha­zırladığınız onca şey, geceleri sizin varlığınız­dan daha mühim olamayacak. Bebeğiniz, tıpkı rahminizdeyken olduğu gibi sizin sıcaklığınızı, nefes alıp verişinizi yanı başında hissetmek is­ter. Çoğu annenin başvurduğu anne karnındaki seslerin kaydı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/7a57ed987f8a4b46bf7b47d0052d5f76.jpg" width="100" height="100" alt="7a57ed987f8a4b46bf7b47d0052d5f76 Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar"  title="Bebeğiniz geceleri size ihtiyaç duyar" /></p>
<p class="description_x">
<p>Tüm gün annesiyle birlikte olan bebekler, geceleri de aynı yakınlığın devam etmesini di­lerler. Özenle hazırlanmış beşiği, sıcacık batta­niyesi ve onun rahatı için daha o doğmadan ha­zırladığınız onca şey, geceleri sizin varlığınız­dan daha mühim olamayacak. Bebeğiniz, tıpkı rahminizdeyken olduğu gibi sizin sıcaklığınızı, nefes alıp verişinizi yanı başında hissetmek is­ter. Çoğu annenin başvurduğu anne karnındaki seslerin kaydı kısmen işe yarasa da, bebeğinizin tam olarak istediği sizsinizdir. Karnı acıktığında ya da aniden uyandığında korkmasına zaman kalmadan, onun yanında olduğunu gösterme­niz, bebeğinizin size ve kendine olan güvenini artıracaktır.</p>
<p>Bugünlerde “ortak uyku” adını verdiğimiz ve aslında çok eski bir yöntem olan bebeğinizle aynı yatağı paylaşma alışkanlığı hem sizin hem bebeğinizin geceleri daha rahat uyumasını sağ­lar. Bu yöntem insanlık tarihi kadar eskidir ve sürekliliğini, elverişliliğine borçludur. Bebeği­nizle birlikte uyuduğunuzda, onun gece yansı aniden nükseden ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilirsiniz. Özellikle ilk aylarda sık sık em­zirdiğiniz bebeğinizi, gece uyanıp göğüs ucunu­zu aramaya koyulduğunda biraz kendinize doğ­ru çekip emzirmeye başlayabilir ve uykunuza devam edebilirsiniz.</p>
<p>Ortak uyku, bebeğinizin yalnızlık korkusunu bastırıp, uyku kalitesini yükseltecektir. Bebek­lerin uyku derinliği, yetişkinlerinki kadar yoğun olmadığından geceleri sık sık uyanırlar. Hemen yanlarında annelerinin nefes alışverişlerini du­yabiliyor olmak, kendilerini güvende hissetme­lerini sağlar. Minik bebeğinizin gece uykula­rında, sizden daha çok uyku evresi yaşadığmı sa­kın unutmayın. Sizin sıcaklığınızı yanında his­settiği sürece, bir evreden diğerine geçerken ağ­lamayacaktır. Bunun yanında ve çok daha önemli olarak bebeğinizle birlikte uyumanız, onun çok derin uyumasını engelleyerek, yapılan araştırmalarca derin uyku ile ilişkilendirilen ani çocuk ölümüne karşı bir önlem niteliği taşır.</p>
<p>Diğer yandan bebeğinizle birlikte uyuduğu­nuzda her ikinizin de uykusu birbiri ile senkronize hale geleceğinden, gün içinde kendinizi daha dinç hissedersiniz. Çok kısa bir süre öncesine kadar içinizde var olan, minicik, yumuşacık bir mucizeye dokunarak uyuyakalıp, sabahları gü­lücük dolu sevimli bir yüze “günaydın” deme­nin tadını başka hiçbir şeyden alamayacaksınız.</p>
<p>Bebeğinizle güvenli bir şekilde uyuyabilmeniz için bazı ipuçları: Yatağınızı duvara bitiştirip duvar kısmına sıkıca sarılmış battaniye ile ayakucunuza parmaklık koyunuz. Bebeğiniz sizinle duvar arasında ayırdığınız genişçe biryereyatmalı. Anneler bebekleri uyurken bile onların var­lıklarını hissederler ama ayni şey babalar için geçerli değildir. Dolayısıyla ortada uyuyacak olan kişi kesinlikle anne olmalıdır. Değerlendi­rebileceğiniz ikinci bir seçenek ise sizin yatağı­nızın uzantısı haline de gelebilen bebek karyo­lalarıdır. Sizin yattığınız tarafa iliştirebileceğiniz bu karyola sayesinde kocaman üç kişilik bir yatakta ailecek uyumanın keyfini çıkarabilirsi­niz. Eğer alkol ya da uyuşturucu tedavisi görü­yorsanız bebeğinizle birlikte uyumamanızda fay­da var zira uykudayken bebeğinizin yanınızda uyuyor olduğunu fark etmemeniz çok olası. Bu­nun yanı sıra ani bebek ölüm sendrorumuna ya­kalanma riskini azaltmak için bebeğinizi sırt üs­tü yatırmanız gerektiğini unutmayın.</p>
<p>Bebeğinizle fiziksel ve ruhsal olarak tam an­lamıyla ayrılmadığınızdan, birlikte uyumanız sizin için çok daha ideal. Hazırlamış olduğunuz bebek odasında uyuyan bebeğiniz sürekli aklı­nızda olacağından ne siz kendi yatağınızda hu­zurla uyuyabilir, ne de bebeğiniz yalnız uyan­manın stresi ile baş edebilir durumda olacak.</p>
<p>Yaşadığımız çağda hemen hemen tüm değer­lerin bağımsızlık üzerine kurulu olduğu bir ger­çek. Bebeğinize özgüven kazandırmak için, onu yalnız uyutup, ağladığında kendi kendine sus­masını beklemenizi tavsiye edecek pek çok kişi olacak etrafınızda. Kişinin özgüvenli olup, ba­ğımsız bir hayat sürmesi elbette çok önemli an­cak bebeğinizin sizden ayn kalarak, tüm bunları tecrübe etmesi gerektiğini düşünmüyorum. Be­beğinizin bağımsız kişiliği sizden alacağı güven duygusu ile beslenir ve eğer yenisi olduğu bu dünyanın en başında, ondan kendi ayaklan üze­rinde durmasını beklerseniz, ileride güçlü bir çocuktan ziyade ürkek bir çocukla ilgilenmek durumunda kalırsınız.<br />
Yoğun geçen gündüzlerin ardından geceleri anneliğinize ara vermek isteyebilir ya da bebe­ğinizle yan yana uyuma fikri sizi korkutabilir. Birçok yeni anne, sizin hissettiklerinizi hissediyor olduğundan üzülmenize gerek yok. Gecele­ri bebeğinizin ihtiyaçlarını farklı şekillerde de karşılayabilirsiniz. Ama en azından bir iki hafta için bile olsa ortak uykuyu denemenizi tavsiye ederim. Belki düşündüğünüz kadar zor olmaya­caktır.</p>
<p>Bugünün yoğun yaşam tarzında ortak uyku hem siz hem bebeğiniz için harika bir yöntem. Hele ebeveynlerin ikisi de çalışıyorsa, bebekle­riyle geçirecekleri zamanı artırmak için daha uygun bir yol düşünülemez. Muayenehaneme gelen minik ziyaretçilerimin arasından anne ba­balarıyla uyuyan bebeklerin uyku kalitelerinin daha yüksek olduğunu gözlemledim. Eminim tüm bebeklere “nerede uyumak istersin?” diye bir soru yöneltilse cevapları “tabi ki ailemle bir­likte ” olur. Şu an bu konu üzerinde yapılan kap­samlı bir çalışma olmasa da, eminim kısa bir zaman içerisinde, bilim de ortak uykunun fay­dalarından bahsediyor olacak.</p>
<p>Yukarıda da belirtmiş olduğum gibi bebeği­niz için en uygun yer, yatakta sizinle duvar ara­sındaki kalan kısımdır. Bazı babalar bebekleri­nin ortada yatmasını isteseler de, önerilen bu değildir. Bu şekilde hem bebeğinizi olası el kazalarından korumuş olur, hem de eşinizle daha yakın olabilirsiniz. Ortak uykunun cinsel haya­tınızı köreltmesine izin vermeyin. Bebeğiniz derin uykuya daldığında eşinizle yakınlaşma­nın tadını çıkarmaya bakın. Bebeğinizin sesini duyabileceğiniz uzaklıkta olan diğer odalar ya da yatak odanızda yere koyabileceğiniz yer yatağı alternatifler arasında olabilir. Ya da bebeği­nizi gecenin başında beşiğine yatınp, uyuyaca­ğınız zaman yanınıza alabilirsiniz.</p>
<p>Ortak uyku bebeğinize hemen düzenli uyku getirmeyecektir elbet. Yaradılışı itibariyle gece sık sık uyanıp, yardımınızla tekrar uyuyacak. Eminim etrafınızda “birlikte uyursanız çocuk kendi başına uyumayı öğrenemez, büyüdüğün­de de hep seni ister” şeklinde nutuklar atacak bir sürü uyku uzmanı belirecek. Aslında tama­men yanıldıklanm söyleyemem. Sizinle birlikte uyuma alışkanlığı kazanacakları doğru ama kö­tülük bunun neresinde ki? En azından iki yetiş­kinle uyumak, hayatına belli bir uyku düzeni getirecek ve ilerideki olası uyku bozukluklarını engelleyecek.</p>
</p>
<p><span id="more-5390"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/bebeginiz-geceleri-size-ihtiyac-duyar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağlamayan bebeğe dikkat edin</title>
		<link>http://www.acilservis.org/aglamayan-bebege-dikkat-edin.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/aglamayan-bebege-dikkat-edin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 00:23:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamayan bebeğe dikkat edin bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamayan bebeğe dikkat edin makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamayan bebeğe dikkat edin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamayan bebeğe dikkat edin tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamayan bebeğe dikkat edin tedavisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/aglamayan-bebege-dikkat-edin.html</guid>
		<description><![CDATA[

Ellili yılların bebekleri Dr. Spock bebekleri idi. Altmış ve yetmişli bebekler tamamıyla do­ğaldı. Seksenlerin minik hiperaktif canavarları, bugün yerini kendi kendini yatıştıran naif be­beklere bıraktı.
Uyandığında hemen başparmağını ağzına götürüp ağlamayan bu bebekler, gece öğünleri­ni geçiştirir oldular. Kulağa tam da 21. yy anne­lerinin ihtiyacı olan bebeklermiş gibi geliyor, öyle değil mi? Parmaklarını emerek günlük ha­yatında sizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/35ef75dce976264fb5d815794e106a80.jpg" width="100" height="100" alt="35ef75dce976264fb5d815794e106a80 Ağlamayan bebeğe dikkat edin"  title="Ağlamayan bebeğe dikkat edin" /></p>
<p class="description_x">
<p>Ellili yılların bebekleri Dr. Spock bebekleri idi. Altmış ve yetmişli bebekler tamamıyla do­ğaldı. Seksenlerin minik hiperaktif canavarları, bugün yerini kendi kendini yatıştıran naif be­beklere bıraktı.<br />
Uyandığında hemen başparmağını ağzına götürüp ağlamayan bu bebekler, gece öğünleri­ni geçiştirir oldular. Kulağa tam da 21. yy anne­lerinin ihtiyacı olan bebeklermiş gibi geliyor, öyle değil mi? Parmaklarını emerek günlük ha­yatında sizi seyre dalan seyirciler gibi.<br />
Eğer yeni anneyseniz kafanızda oluşması muhtemel iki soruyu da biliyorum. İlki “sorun bunun neresinde?”, diğeri “benim çocuğum ne­den bahsedilen gibi değil?”.</p>
<p>Bebekler doğduklarında ağlama dürtüsü ile doludurlar. İhtiyaçlarını ağlayarak elde etmek, sahip oldukları tek seçenektir. Bu şekilde anne­lerine de annelik yapmayı öğretmiş olurlar. Ağ­lamayan bebeğinizin ne zaman acıktığını, ne zaman sıkılıp, kucağa alınmak istediğini nasıl anlayabilirsiniz ki? Belki tüm vaktini yeni be­beğine adayan anneler, ağlamayan bebeklerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olabilirler ama daha yoğun ve dikkatsiz olan annelerin ağlama­yan bebeklerin ne zaman, neye ihtiyacı olduğu­nu tahmin etmeleri çok güç.<br />
Bebeğinizin kendi kendini kontrol etmesi, elbette bir anne olarak onda olmasını istediğiniz bir özellik, ancak acele etmenize gerek yok. Bu alışkanlığı zaman içinde ve daha sağlıklı bir şe­kilde, sizin de yardımınızla kazanabilir. Yapma­nız gerekenleri doğru zamanda ve yeterli dozda yaparsanız zaten her şey otomatik olarak gelişe­cektir.</p>
<p>İşe, bebeğinizin isteklerini, kendisinin karşı­layabilecek kabiliyeti olmadığını kabul ederek başlayabilirsiniz. Yardıma ihtiyacı olduğunda ona uzattığınız el, ona bu dünyada isteklerinin karşılanabileceğini öğretir ve her defasında size ve kendine olan güvenini artırır. Sıkıntılarının ardından yardımınızla tecrübe ettiği rahatlama, bir süre sonra alışkanlığa dönüşür. Siz de bunu zamanla gözlemlersiniz. Biraz büyüdüğünde bebeğinizin yardımına her seferinde biraz daha geç yanıt verirseniz, zamanla kendi ihtiyaçlarını gi­derme yoluna gidecektir. Ancak bunun için ace­le etmemelisiniz.</p>
<p>Bu sürecin ne zaman başlayacağı konusunda sizlere kesin bir tarih veremem, çünkü bu kişi­den kişiye değişir. Emin olduğum tek şey bunun öyle ya da böyle zamanla oturacağı. Sizin yap­manız gereken, bebeğiniz için uygun zamanın gelmesini sabırla beklemek. Sızlanmaların ağ­lamaya dönüştüğü an, yardımına koşmak için hiç vakit kaybetmeyin.</p>
<p>Onu ağlamaya terk edip kendi kendine sus­masını sağlayabilirsiniz ama bunun bebeğiniz için ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır. Bebeğiniz ihtiyacı karşılandığı için değil, umutsuzluktan susmayı tercih ettiğinden, büyüdüğünde de ka­ramsar bir yapıya sahip olması çok olası. Size olan güveni sarsılır ve tüm negatif hisleri hem size, hem kendine olan güvenini kaybetmesine yol acar.</p>
<p>Ağlayan bebeğinizin kendi kendine susma­sını beklemek, aslında sizin için de çok kolay değil. Yeni bir annenin içini en çok sızlatan şey, minik bebeğinin mutsuzluğudur. Ancak bugün o kadar çok kitapta bebeğinizin ilk andan itiba­ren kendi ayaklan üzerinde durması gerektiğin­den söz ediliyor ki, kafanız kanşıyor. Bu tip kitaplarda verilen öğütlerin, yoğun anne babaların vicdanlarına iyi gelmesi için yazılmış olduğunu aklınızdan çıkarmayıp, bebeğinizin sağlıklı bir bireye dönüşebilmesi için elinizden geleni ya­pın.</p>
<p>İşinize geri dönme vakti geldiğinde, sizin ye­rinize bebeğinizi mutlu edecek pek çok vekil, araç gereç var. Biberon, emzik, ses kayıt cihaz­ları v.s. Tüm bunlan kullanmanızda sakınca yok ancak bebeğinizin asıl ihtiyaç duyduğu şeyin anne şefkati olduğunu unutmayıp, bunlan zo­runlu haller dışında kullanmamaya özen göste­rin. Bebeğiniz büyüyüp bir çocuk hatta bir ye­tişkin olduğunda bile, ihtiyacı olduğunda sanlacağı sımsıcak kolların varlığından haberdar olsun. Aksi takdirde geçici huzur veren zararlı alışkanlıklar edinebilir.</p>
<p>Ağlayan bebeklerinin kendi kendilerine sus­masını bekleyip, onları terbiye ettiklerini düşü­nen anne babalarının, bebekliklerinde aynı iş­lemden geçip geçmediklerini hep merak etmi­şimdir. Ağlamak bebeklerin tek iletişim kayna­ğıdır. Bebeğinizin tek iletişim kaynağını törpüle­mek suretiyle elinden alan annelerin annelik duy­gusunu tam olarak tatmaları mümkün değildir. Bu yöntemi uygulayan anneler, yalnızca bebek­lerinin lisanlarını değil, kendi annelik duygu­larını da törpülerler. Yapılan çalışmalar, yeni annelerin bebekleri ağladığında kan basınçla­rının yükseldiğini göstermiştir. Tüm bu biyolo­jik tepkimelerin bir nedeni olsa gerek. Onlara kulak verip, bebeğiniz ve sizin aranızda oluşa­cak olan muhteşem bağı zedelememenizi tavsi­ye ederim.</p>
</p>
<p><span id="more-5389"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/aglamayan-bebege-dikkat-edin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar</title>
		<link>http://www.acilservis.org/yeni-anneler-ozel-bakima-ihtiyac-duyar.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/yeni-anneler-ozel-bakima-ihtiyac-duyar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 00:23:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/yeni-anneler-ozel-bakima-ihtiyac-duyar.html</guid>
		<description><![CDATA[

Her toplumun yeni anneleri sarmalayan fark­lı bakım biçimleri vardır. Toplumdan topluma değişiklik gösteren yenilmesi ve yenilmemesi gereken şeyler, kaç saat uyunması gerektiği, do­ğumdan kaç gün sonra dışarı çıkılabileceği, ça­lışma hayatına ne zaman geri dönülebileceği gibi bir sürü kural vardır. Genellikle bir kültür­de varlık bulmuş bu kurallar, bir diğer kültürde geçerliliğini yitirir. A toplumundaki doğru, B [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/03bfd895f850edf40b0f9b1e072e60b5.jpg" width="100" height="100" alt="03bfd895f850edf40b0f9b1e072e60b5 Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar"  title="Yeni anneler özel bakıma ihtiyaç duyar" /></p>
<p class="description_x">
<p>Her toplumun yeni anneleri sarmalayan fark­lı bakım biçimleri vardır. Toplumdan topluma değişiklik gösteren yenilmesi ve yenilmemesi gereken şeyler, kaç saat uyunması gerektiği, do­ğumdan kaç gün sonra dışarı çıkılabileceği, ça­lışma hayatına ne zaman geri dönülebileceği gibi bir sürü kural vardır. Genellikle bir kültür­de varlık bulmuş bu kurallar, bir diğer kültürde geçerliliğini yitirir. A toplumundaki doğru, B toplumunda yapılmaması gerekenler listesinin başında yer alabilir. Ancak hepsinin buluştuğu ortak bir pay da vardır: Yeni annelere özen gös­terilmesi gerekir.</p>
<p>Biz, kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür 21. yy kadınları olarak, doğum yapıp tarla­ya çapa yapmaya koşan atalarımız kadar güçlü olduğumuzu düşünüp, bebeğimizi kucağımıza aldıktan kısa bir süre sonra çalışma hayatımıza geri dönmeyi planlarız. Bu yeni bir anne olarak plan listenize eklemeniz gereken son şey olma­lı. Zira hem siz, hem de bebeğiniz kesinlikle da­ha iyi ve yoğun bir başlangıcı hak ediyorsunuz.</p>
<p>Bebeğiniz için yapmanız gereken en önemli şeylerden bir tanesi de, annesine iyi bakmanızdır. Bunu kesinlikle hafife almamalısınız. Sizin için çok yeni ve stresli olan bu dönemde sağlıklı beslenip, iyi bir şekilde dinlenerek hayatınız­daki değişikliklere uyum sağlamak sizin eliniz­de.</p>
<p>Geceleri sıklıkla bölünen uyku, yeni annele­rin adapte olmakta zorlandıkları şeylerin ba­şında gelir. Bebeğiniz yetişkinlerin uyku düzeni ile ilgili hiç bir fikre sahip değillerdir. Genellik­le gece yarısına kadar uyumayıp, sabaha kadar birkaç kez uyanıp, gündüzleri uzun uzun uyu­yan bebeğinizle, sizin alışık olduğunuz gece on iki sabah yedi düzeniniz uyumsuzluk gösterir.</p>
<p>Doğumunuz (özellikle uykusuz girilen do­ğumlar) sizi oldukça halsiz bırakır. Doğumdan hemen sonra her yanınızı saran heyecan ve me­rak hissi, her ne kadar sizi canlandırsa da, kısa bir süre sonra esnemeye başlarsınız. Ancak, maalesef genellikle hastane şartları dinlenmenize olanak sağlamaz ve evinize yorgun dönersiniz.</p>
<p>Akıllı anneler buldukları her fırsatta dinlenebilen annelerdir. Bebeğiniz, özellikle ilk doğ­duğu gün, birer ikişer saat süren derin uykulara dalar. Bu zaman sizin de dinlenebilmeniz için kaçırmamanız gereken harika bir fırsattır. Size minik bebeğinizin yanı başında, ya da onu gö­ğüs kafesinizin üzerinde misafir ederek alacağı­nız uykudan daha iyi gelecek bir şey bilmiyo­rum. Daha birkaç saat öncesine kadar karnınız­da taşıdığınız, sizin için dünyanın en önemli varlığıyla paylaşacağınız huzur, (10. kısımdaki bebeğinizle uyurken almanız gereken önlemler kısmını dikkatle okuyunuz) tüm yorgunluğunu­zu üzerinizden alacaktır. Gündüz alacağınız bir ya da iki saatlik uyku, gece uykunuz bölündü­ğünde daha enerjik ve sabırlı olmanızı sağlaya­caktır. Yirmi dakikalık bir şekerleme bile, gece­den kalan yorgunluğunuzu üzerinizden alabilir. Bu kaçamak kestirmelerin anneliğin gizli eğlen­celerinden biri olduğunu, bebeğiniz büyüyüp, gündüz saatlerinde artık uyumadığında anlaya­caksınız.</p>
<p>Anneliğinizin ilk haftalarında, değişen ha­yatınızın keyfini çıkarmaya bakın. Evde her za­manki gibi giyiminize özen göstermenize gerek yok. Duşunuzu aldıktan sonra, bebeğinizi en rahat emzirebileceğiniz geceliğinizi üzerinize ge­çirebilirsiniz. Saçlarınıza fazla vakit ayırmanıza da gerek yok. Bu hem size hem etrafınızdakile­re, o an için bebeğinizden başka ilgilenecek işi­nizin olmadığını hatırlatacaktır. Bebeğinizden arta kalan zamanlarda, eğer uykuya ihtiyacınız yoksa ayaklarınızı uzatıp sizi dinlendirecek olan kitaplar okuyabilirsiniz.<br />
Eğer karşılayabilecek durumdaysanız, siz yeni bebeğinizle meşgul olurken ev işlerini ida­re edecek (varsa diğer çocuklarınızla ilgilene­bilecek) bir yardımcı, sizin için çok faydalı ola­bilir. Bu yeni bebeğinize uzman bir bakıcı tut­manızdan çok daha mantıklı, zira işinde ne ka­dar uzman olursa olsun, yeni bebekleri en iyi anlayan kişiler ancak anneleri olabilir.</p>
<p>Eğer bir yardımcı tutamıyorsanız, anneniz, kız kardeşiniz ya da arkadaşlarınız, bu dönemde bebeğinizle ilgilenebileceğiniz zamanı artıracak kişiler olabilirler. Hangi konularda size yardım­cı olabileceklerini açıkça belirtmenizde fayda var. Yemek, temizlik ya da market alışverişi gibi sorumluluklarınızın omuzunuzdan alınması sizi hafifletecektir. “Yardım edebileceğim bir şey var mı” sorusunu “evet” şeklinde yanıtlamak, yeni anne olarak en doğal hakkınız. Eşinizin de bu özel dönemde dinlenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayıp, onun yükünü mümkün olduğunca hafifletmeye özen gösterin.</p>
</p>
<p><span id="more-5388"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/yeni-anneler-ozel-bakima-ihtiyac-duyar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm enerjiniz bebeğinize gider</title>
		<link>http://www.acilservis.org/tum-enerjiniz-bebeginize-gider.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/tum-enerjiniz-bebeginize-gider.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 23:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm enerjiniz bebeğinize gider bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm enerjiniz bebeğinize gider makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm enerjiniz bebeğinize gider nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm enerjiniz bebeğinize gider tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm enerjiniz bebeğinize gider tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/tum-enerjiniz-bebeginize-gider.html</guid>
		<description><![CDATA[

Anne olmadan önce, henüz anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Yalnızca yemeğini yi­yip, altını ıslatan ve durmadan mızmızlanan mi­nicik bir varlığın, yetişkin insanların hayatlarını nasıl ele geçirebildiğine şaştığınızı hatırlıyor mu­sunuz?
Sanırım artık şaşmıyorsunuzdur.
Yeni bir bebekle, oldukça yoğun geçecek olan bir deneyime ilk adımınızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/75ace29d5a50ca5335689861518cb639.jpg" width="100" height="100" alt="75ace29d5a50ca5335689861518cb639 Tüm enerjiniz bebeğinize gider"  title="Tüm enerjiniz bebeğinize gider" /></p>
<p class="description_x">
<p>Anne olmadan önce, henüz anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Yalnızca yemeğini yi­yip, altını ıslatan ve durmadan mızmızlanan mi­nicik bir varlığın, yetişkin insanların hayatlarını nasıl ele geçirebildiğine şaştığınızı hatırlıyor mu­sunuz?<br />
Sanırım artık şaşmıyorsunuzdur.</p>
<p>Yeni bir bebekle, oldukça yoğun geçecek olan bir deneyime ilk adımınızı atmış bulunu­yorsunuz. Eğlenceli olduğu kadar ürkütücü de gelebilir. Her şeyden önce tüm enerjinizin bebe­ğinize aktarılacağı bir dönemdir. İşi yaparak öğ­renmek söz konusudur ve fazla mesailere her daim açık olmak. Yapmanız gereken her şeyi eksiksiz yapmak istersiniz. Ve bunu profesyonel olmak adına değil, içinizden gelen ve daha önce tanışmadığınız bir sesin emrinde yaparsınız.</p>
<p>Anne olduğunuz ilk zamanlarda tecrübe et­tiğiniz duygusal değişimler hayli yoğundur. Be­beğinize karşı hissettiğiniz şey, daha önceden kendinizce tanımladığınız anne sevgisinden farklı olsa da çok şiddetlidir. Benliğiniz anneliğinizle bütünleşir ve kendinizde daha önce hiç fark et­mediğiniz yeni şeyler keşfetmeye başlarsınız.</p>
<p>Hissettikleriniz neden mi bu kadar yoğun? Çünkü şimdi kucağınızda tutuyor olduğunuz bebeğiniz, kısa bir süre öncesine kadar sizin be­deninizin içindeydi. Bu sebeple içten içe sizin ve bebeğinizin tek bir varlık olduğu hissine ka­pılabilirsiniz. Eğer bebeğiniz huzursuzsa, siz de huzursuz hissedersiniz. Minik kaslarını gerdi­ğinde, farkında olmadan siz de aynını yaparsı­nız. Bu hâlâ duygularınızı paylaştığınızın gös­tergesidir. Aynı şey bebeğiniz için de geçerlidir. Hatta bu durum onda daha uzun sürer. Sizden ayrı bir birey olduğunu anlaması birkaç ayını alabilir.</p>
<p>Anneliğinizin, şu an hatırlayamadığınız (muh­temelen bilinçaltınızın derinliklerinde varlığını sürdüren) bebekliğiniz ve annenizle yakından ilişkisi olduğu bir gerçek. Bebekliğinizde sizin de tecrübe ettiğiniz korku ve yalnız kalma endişeşi gibi çeşitli duygular, şimdi bebeğiniz kuca-ğmızdayken tam bir yetişkin gibi ve olduğunuz gibi düşünmenizi engeller. Bu sayede kendiniz­de daha önce fark edemediğiniz bir empati gü­cünü keşfedersiniz.</p>
<p>Eğer bebekliğinizde anneniz ona ihtiyacınız olduğunda yanınıza gelmekte hep gecikmişse, bebeğiniz ağladığında hemen kendinizi onun yanında buluverirsiniz. Hatta buna gerek bile kalmaz, çünkü onu neredeyse hiç yalnız bırak­mazsınız. Bu bebeğiniz her huzursuzlaştığrada iyi bir anne olamadığınızı düşünüp vicdan azabı çekmenize bile sebep olabilir. Bu nişlerinizi den­gelemenin yolunu bulmakta fayda var. Bebeği­nizin ihtiyaçlarını kelimelerle ifade edemiyor olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın.</p>
<p>Anneliğe yeni adım attığınız ilk dönemlerde, enerjinizi ne kendinize, ne de bebeğinize yön­lendirmenize fırsat vermeyecek başka streslerle de karşı karşıya kalabilirsiniz. Evliliğinizle ilgi­li problemler, annenizin ya da kayınvalidenizin anneliğinizle ilgili bitmek bilmeyen eleştirileri, maddi sıkıntılar ya da yeni hayatınıza uyum sağ­lamakta yaşadığınız güçlükler, sizi yıldırarak ruhsal dengenizi bozup annelik nişlerinizi olum­suz etkileyebilir. Çünkü kendinizi iyi hissetme­diğinizde bebeğinize de gereken alakayı göste­remezsiniz. Kısa bir dönem için bile olsa, enerji nizi tüketen kaygılarınızı bir kenara itip, bebe­ğiniz ve kendiniz için huzurlu bir ortam yarat­maya çalışmanızı şiddetle tavsiye ederim.</p>
<p>Her şeye eskiden olduğundan daha fazla mı kafayı takıyorsunuz? Bunu üstesinden geline­meyecek bir problem olarak görmeyin. Bebeği­nize ve büründüğünüz yeni anne rolüne alışma evresindesiniz. Toz almak gibi basit bir eylem bile gözünüzde büyüyor olabilir bu dönemde. Öyleyse bırakın salonunuz tozlu kalsın, anne­niz ya da en yakın arkadaşlarınız ne güne duru­yor? Ayşe Hanım’in sizin anneliğiniz hakkında düşündükleri umurunuzda bile olmasın. Enerji­nizi canınızı sıkan gereksiz şeylere değil, bebe­ğinize harcamanız gereken bir dönemdesiniz.</p>
<p>İster tutmuş olduğunuz yardımcı, ister anne­niz olsun, bebeğiniz doğduğunda iş bölümünü iyi ayarlamalısınız. Bebeğin bakımı ile asıl ilgi­lenmesi gereken kişinin siz olduğunu onlar da bilmeli. Onların yapacağı tek şey, sizi bebeği­nizle ilgilenmekten alıkoyan şeylerin üstesin­den gelmek. Bebek görmeye gelip, bekledikleri hizmeti göremeyen akraba ve komşuların ge­reksiz eleştirileri yeni annelerin canını sıkar. Si­ze yardım eden kişinin ya da eşinizin bu konuda çok hassas olması gerektiğini bir kez daha ha­tırlatmakta fayda var. Siz siz olun, sizi bebeği­nizden alıkoyacak hiç bir olumsuzluğa takılıp kalmayın.</p>
<p>Çoğunlukla kendilerini bebeklerinin ihtiyaç­larına adayan yeni anneler, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelirler. Sekiz çocuk annesi olan, tecrübeli hemşire eşim Martha bile bu konudaki engin bilgisine rağmen diğer tüm anneler gibi her seferinde ayni hataya düşmüştür. İlgili bir baba ve eş olarak Martha ‘ya bebeklerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin sağlıklı ve mutlu bir anne olduğunu her fırsatta hatırlattım. Bebeği­nize vereceğiniz en kıymetli hediyenin gülen ve mutlu bir yüz olacağını aklınızdan çıkarmayın.</p>
<p>Bebeğinizin varlığınıza en çok ihtiyaç duy­duğu dönemdesiniz şu an. Onun yenisi olduğu bu dünyada kendini bağlı hissettiği, sesine, ko­kusuna ve davramşianna aşina olduğu tek kişi sizsiniz. Onun ihtiyaç duyduğu güven duygusu­nun tek kaynağı olduğunuz bir gerçek. Eşiniz bile bebeğinizin dünyaya gözlerini açtığı ilk za­manlarda, sizin yerinizi geçici bir süreliğine de olsa dolduramaz. Bu başlangıçta hakkı ile yeri­ne getirebileceğinizden şüphe ettiğiniz bir sorum­luluk gibi görünebilir. Uyurken bile kulağınızın onda olması, gün içinde hep yanında durmak ve zamanınızın çoğunu onu beslemeye adamanız Yirmi dört saat iş başı yapmak. Hep hayalini kurduğunuz kariyeriniz için bile bu kadarı fazla öyle değil mi? Hiç bir patron size bu kadar iş yükümlülüğü veremez.</p>
<p>Zaman zaman bu yükümlülüklerin altında ezildiğinizi hisseder gibi olacaksınız. Bu çok normal. Tüm yeni annelere, bebeklerine baka­bilecekleri birilerini bulduklannda, kısa molalar vermelerini tavsiye ediyorum. Kendilerini daha canlı hissetmelerini sağlayacak ılık bir duş, kısa bir yürüyüş oldukça faydalı olabilir. Ancak bu molaları kısa tutmanızın siz ve bebeğiniz için daha avantajlı olacağını aklınızdan çıkarmayın. Emin olun fiziksel ve ruhsal yorgunluğunuzu üzerinizden atmaya yarayacak başlıca şey, be­beğinizle geçirdiğiniz vakittir. Onu emzirmek, kucağınıza almak, birlikte şekerleme yapmak annelik becerilerinizi ve aranızdaki bağı güçlen­dirir. Her gün bebeğinizin verdiği birbirinden farklı ipuçlarını öğrenmek, size kendinizi iyi hissettirecektir.</p>
<p>Bebeğinizin tüm sorumluluğunu üstlenme­niz, onun sizden bağımsız atacağı adımın geldi­ği zamanı daha iyi anlamanızı, hatta hissetme­nizi sağlayacaktır. Bir yandan daima kurmakta olduğunuz empatinizi kaybetmek istemiyorsu­nuz. Diğer yandan, onun gözünde açlığını gide­ren bir nesneye dönüştüğünüzü hissetmek sizi rahatsız ediyor. Telaş yapmanıza gerek yok. Onun sunduğu ipuçlarını yakalayıp, sebatla ver­diğiniz yanıtlar aranızdaki ilişkiyi istediğiniz şekle büründürecektir.</p>
<p>Hayata gözlerini açtıktan sonraki ilk birkaç haftasında hep bebeğinizle birlikte olmak, yal­nızca bebeğinizin size güvenmesini sağlamakla kalmayıp, sizin de kendinize bir anne olarak iti­mat etmenize sebep olacaktır. Aynı zamanda, değişen hayatınıza daha kolay adapte olmanızı sağlayacak olup, etrafınızdaki olumsuzluklara kulak asmamanızı öğreteceğinden, ilerleyen ay­larda bir uzman anne olarak daha rahat edecek­siniz.</p>
</p>
<p><span id="more-5387"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/tum-enerjiniz-bebeginize-gider.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her an oyun zamanı</title>
		<link>http://www.acilservis.org/her-an-oyun-zamani.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/her-an-oyun-zamani.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 22:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Her an oyun zamanı bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Her an oyun zamanı makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Her an oyun zamanı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Her an oyun zamanı tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Her an oyun zamanı tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/her-an-oyun-zamani.html</guid>
		<description><![CDATA[

Gün içinde değişmez oyun saatleri belirle­mek yerine, minik bebeğinizle her an birbirin­den farklı ve eğlenceli oyunların tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca bu zamanı bir görev gibi algı­lamazsanız, aldığınız keyif artacaktır.
Siz bebeğinizin en eğitici oyuncağısınız. İlk birkaç ay edindiği tüm bilgilerin kaynağı siz olursunuz. Kendisini ve etrafındakileri ona en yakın olan kişiden, yani sizden öğrenir. Oyun­cakçılarda satılan zekâ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/5b31c1df6d87dfd767dbb5eea864eca5.jpg" width="100" height="100" alt="5b31c1df6d87dfd767dbb5eea864eca5 Her an oyun zamanı"  title="Her an oyun zamanı" /></p>
<p class="description_x">
<p>Gün içinde değişmez oyun saatleri belirle­mek yerine, minik bebeğinizle her an birbirin­den farklı ve eğlenceli oyunların tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca bu zamanı bir görev gibi algı­lamazsanız, aldığınız keyif artacaktır.</p>
<p>Siz bebeğinizin en eğitici oyuncağısınız. İlk birkaç ay edindiği tüm bilgilerin kaynağı siz olursunuz. Kendisini ve etrafındakileri ona en yakın olan kişiden, yani sizden öğrenir. Oyun­cakçılarda satılan zekâ geliştirici oyunlar, sizin ona öğreteceklerinizden daha fazlasını yapamaz.</p>
<p>Siz yalnızca, bebeğinizin dış dünyayı göz­lemleyebileceği penceresi değil, aynı zamanda onun kendisini keşfetmesini sağlayacak aynasısınız da. Negatif bir bakış açısına sahipseniz, bebeğiniz de her şeye sizin gözünüzle bakaca­ğından, o da negatif olur. Tüm hareketlerinizin bebeğiniz tarafından içselleştirileceğini sakın unutmayın.</p>
<p>Kendinizi sıkıntılı hissedeceğiniz dönemler elbette olacaktır ama eğer mutsuz hissettiğiniz günlerin sayısı, iyi hissettiniz gün sayısını geçiyorsa, bu durum psikolojik yardım almanız ge­rektiğinin açık bir işareti olabilir. Kötü hisset­tiğiniz günlerde, yüzünüze sahte de olsa bir tebessüm kondurup bebeğinizle ilgilenmeyi de­neyin. Onun yüzünde göreceğiniz mutluluk ifa­desi bir süre sonra ruh halinizi değiştirecektir.</p>
<p>Oyun için belli bir saat ya da mekân ayarla­manıza lüzum yok. Bez değiştirme işlemini bile bir oyuna dönüştürebilirsiniz. Gülünç sesler çıkarıp, yüzünüzü şekilden şekle sokarak minik bebeğinizi eğlendirebilirsiniz. Ev işi yaparken yapacağınız danslar ve ilgi çekici hareketler, si­zi izleyen bebeğiniz için de keyifli bir aktivite haline gelebilir. Alışveriş sırasında onunla ko­nuşmayı deneyebilirsiniz. Akşam yemeğinizi yerken, masaya renkli mum ya da çiçek gibi onun ilgisini çekebilecek nesneler koyabilirsiniz. Kı­sa duşlar almak yerine, bebeğinizle birlikte kü­vette keyif yapabilirsiniz. (Güvenli bir banyo için, bebeğinizi bir havluya sararak oturağa oturt­manız daha sağlıklı olacaktır.)</p>
<p>Bebeğiniz biraz büyüdüğünde onu yere ko­yup, farklı oyuncakları keşfe dalın. Minik köpe­ğini elinize alıp havlayın, aslanı kükretip ürkün, kedisinin yumuşak tüylerini okşayın. Bir süre sonra bebeğinizin sizin yüz ifadenizi taklit etti­ğini göreceksiniz. Onunla konuşurken hep gözlerine bakın ve ona ismiyle hitap etmeyi ihmal etmeyin.</p>
<p>Bebek gelişimi hakkında sahip olduğunuz temel bilgiler, hangi dönemde ne tip oyunlar oynamanız gerektiği konusunda size ipuçları verir. Bu konuda uzman olmanıza gerek yok, başvuracağınız birkaç temel kitap sayesinde ge­rekli olan bilgilere kolaylıkla sahip olabilirsi­niz. Bir sonraki aşamada neler öğreneceğini ön­ceden bildiğinizden, ihtiyaç duyabileceğiniz ma­teryalleri elinizde bulundurabilirsiniz. Bu dö­nemde bebeğinizin gelişimini videoya kayde­der ya da günlüğünüze aktarırsanız, bebeğiniz büyüdüğünde izlemekten ya da okumaktan hiç sıkılmayacağınız çok değerli bir esere sahip olur­sunuz.</p>
<p>Bebeğinizle oynarken ona karşı çok duyarlı olmalısınız. Bazı bebekler yüksek ses ve hızlı hareketlerden hoşlanırken, bazıları dinginliği tercih eder. Onun seçimlerine kulak verip, oyu­nu istediği gibi yönetmesine izin verirseniz, oyun vakitleriniz çok daha verimli geçer. Ona birbirinden farklı oyunlar öğreterek becerilerini keşfedebilir ve gelecekte yapacağı seçimler ko­nusunda ona yardımcı olabilirsiniz.<br />
Bebeklerin dikkatleri çok sık dağıldığından oyun vakitlerinde sıklıkla ara vermeye ihtiyaç duyarlar. Dinlenmek istediklerinde gözlerini başka bir noktaya çevirip, hareketlerini yavaş­latırlar. Tüm bu belirtileri iyi okuyup gerektiği zaman oyuna ara vermeyi ihmal etmeyin.<br />
Tekrar size bakıp gülümsemesinden ise ye­niden başlamak istediğini anlayabilirsiniz.</p>
<p>Henüz oyun oynayamayacak kadar küçük olan bebeğinizi eğlendirmenin en iyi yolu ise masajdır. Bebek masajı yapmayı çeşitli kitaplardan, videokasetlerden ya da sertifikalı bir eğit­menden öğrenebilirsiniz. Masaj, sakinleştirici özelliğinin yanı sıra fiziksel gelişimini hızlan­dırıp, sindirim sistemini düzenler. Siz de bebe­ğinize masaj yaparken önsezilerinizi güçlendir­diğinizi hissedersiniz. Ayrıca bebeğinizi rahat­latmak bir anne olarak kendinize olan güvenini­zin artmasını sağlar. Benim için masajın en eğ­lenceli yanı, bebeklerimin vücutlarının her ka­resini ezberlemek idi. Masaj, yalnızca annelerin değil babaların da bebekleri ile olan bağlarını güçlendiren mükemmel bir yoldur. Akşam isten gelen babalar da günün yorgunluğunu minik be­beklerinin yumuşak vücutları ile atabilirler.</p>
<p>Bebeğiniz büyüyene dek keşfedeceğiniz tür­lü oyunları, bundan yirmi yıl sonra bile ayrıntılı bir şekilde hatırlıyor olacaksınız. Oyun sırasın­da yalnızca ikinizin bildiği bir dil icat edeceksi­niz. İkinizin dışında herkese anlamsız gelen bu dili, bebeğiniz büyüdüğünde kullanmayacak ol­sanız da, hiç unutmayacaksınız. Bebeğiniz ye­tişkin bir insana dönüştüğünde, tüm bu yaşadık­larınızı unutacak olsa da, anılarınızı sizin ağzı­nızdan dinlemek ona hep keyif verecek. Kısaca­sı oyun vakitlerinde ektiğiniz şefkat, sevgi ve ilgi tohumlarının meyvelerini hem siz hem bebeği­niz ömür boyu afiyetle yiyeceksiniz.</p>
</p>
<p><span id="more-5386"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/her-an-oyun-zamani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak</title>
		<link>http://www.acilservis.org/hicbir-sey-eskisi-gibi-%e2%80%9cnormal%e2%80%9d-olmayacak.html</link>
		<comments>http://www.acilservis.org/hicbir-sey-eskisi-gibi-%e2%80%9cnormal%e2%80%9d-olmayacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 21:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak tedavi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak tedavisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acilservis.org/hicbir-sey-eskisi-gibi-%e2%80%9cnormal%e2%80%9d-olmayacak.html</guid>
		<description><![CDATA[

Tatiller, kısa seyahatler günlük hayatımızı renklendiren hoş aktivitelerdir elbet, ancak yine de geri dönüşü özlemle bekleriz. Ne kadar iyi vakit geçirmiş olsak da, evimizin kapısından içeri adımınızı attığınızda daha huzurlu hissederiz. Normal yaşantımıza geri dönmek tarif edilemez bir güven duygusu yaratır.
Bebeğiniz doğduktan ne kadar zaman sonra normal hayatınıza geri döneceğinizi mi merak ediyorsunuz? Bu “normal” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image_x"><img src="http://www.acilservis.org/botmix/images/8cd94a7a45e7c3af516a07efd64fe877.jpg" width="100" height="100" alt="8cd94a7a45e7c3af516a07efd64fe877 Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak"  title="Hiçbir şey eskisi gibi “normal” olmayacak" /></p>
<p class="description_x">
<p>Tatiller, kısa seyahatler günlük hayatımızı renklendiren hoş aktivitelerdir elbet, ancak yine de geri dönüşü özlemle bekleriz. Ne kadar iyi vakit geçirmiş olsak da, evimizin kapısından içeri adımınızı attığınızda daha huzurlu hissederiz. Normal yaşantımıza geri dönmek tarif edilemez bir güven duygusu yaratır.</p>
<p>Bebeğiniz doğduktan ne kadar zaman sonra normal hayatınıza geri döneceğinizi mi merak ediyorsunuz? Bu “normal” derken neyi kastetti­ğinize bağlı. Eğer hayatınızın belli bir rutine oturması ya da her gün düzenli olarak duş alabi­leceğiniz sıradan günlerse bahsettiğiniz, ceva­bım “yakında” olabilir. Eğer ne zaman bebeğiniz doğmadan önceki gibi hissedeceğinizi, ya da bebeğinizin sürekli sizden bir şeyler talep et­meyi ne zaman bırakacağını merak ediyorsanız cevabım: “Hiç bir zaman.” Hayatınızda değişe­cek olan pek çok kavram gibi, eskiden normal olarak algıladığınız hayat tarzınız da yeni bebe­ğinizle değişecek.</p>
<p>Minik bebeğinizi kucağınıza aldığınız andan itibaren hayatınız önceden hayal bile edemeye­ceğiniz kadar derinden değişecek. Artık eski siz olmayacaksınız. Önceliğiniz şimdiye dek oldu­ğu gibi eşiniz ve siz değil, bebeğiniz olacak. Cin­sel hayatınızdan, yeme alışkanlıklarınıza kadar her şey a’dan z’ye değişecek ve bu değişim bir süre sonra normaliniz olacak.</p>
<p>Loğusa dönemi bittiği andan itibaren yeni hayatınızı daha iyi kavrayacak ve alışmaya baş­layacaksınız. Bebeğinizin bundan sonraki haya­tınızda hep yanınızda olacak olması fikrini, ta­mamen benimseyip, gerçekten anne olduğunu­zu hissedeceksiniz.</p>
<p>Hayatınızdaki bu yeni dönemin en belirgin özelliği değişkenliğidir. Bir sürü basamaktan oluşan dev bir merdiven gibidir bu dönem. Her bir basamakta yeni bir şeyler öğreneceksiniz. İlk günler sadece kucağınızda huzur bulan be­beğiniz, birkaç hafta sonra evin içinde dolaşma­nızı buyuracak. Birkaç ay sonra yerde gezinmek isteyecek. Bu dönem ne kadar yorucu olsa da, eğlencelidir. Bebeğinizi büyüyüp, değişir­ken görmek sizin için keyifli bir oyuna dönüşe­cek.</p>
<p>Normallikten kastınız, eski vücut ölçülerini­ze ulaşmak da olabilir elbet. Pek çok anne do­kuz ay süren hamileliğin ardından, tam olarak inmemiş bir karın ve akan iri göğüslerinden ra­hatsızlık duyar. Gardırobunuzda aylardır içine giremediğiniz şık elbiseleriniz, bebeğinizi em­zirdiğiniz için yiyemediğiniz lezzetli yiyecek­lerden uzak kalmak da cabası. Kendi bedeninizi bebeğinizle paylaşmak durumunda olmak, size sıklıkla hayatınızdaki kontrolü kaybetmişsiniz hissi verebilir.</p>
<p>Tüm bu sıkıcı hislerden kurtulmanıza yar­dımcı olacak pek çok yol var. İlk yapmanız ge­reken kendinizi biraz şımartmak. Yeni annelerin kesinlikle dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bebeğini­zi kucağınıza aldığınız ilk bir iki ayı ikinizin ba­layı gibi düşünün. Gün içinde birlikte şekerle­me yapın, sizi canlandıracak taze meyveleri do­labınızdan eksik etmeyin, akşam yemeğinizi en sevdiğiniz restorandan sipariş edin. Bol köpük­lü ılık duş alın.<br />
Yine de kendinizi huzursuz hissediyorsanız, tamamıyla kontrolü ve gücü kendinizde hisse­deceğiniz ufak işler bulun. Mutfak dolaplannı temizlemek ya da kileri düzenlemek gibi. Üzerinize oturan şık bir bluz de keyfinizi yerine ge­tirebilir. Size, kendinizi iyi hissettirecek olan, eğer daha düzenli bir şeylerse her gün spor ya­pabilir ya da tecrübelerinizi kaleme alabilirsi­niz. Çok zamanınızı almayacak ve bebeğinizin engel teşkil etmeyeceği küçük görevler üstlen­mek de işe yarayabilir. Üstesinden geldiğiniz her iş, kendinize olan güveninizi artıracaktır.<br />
Size tavsiye edebileceğim bir diğer yol da, bebeğiniz büyüdüğünde şu an yaşamakta oldu­ğunuz zamanı duygulanarak hatırlayacak olma­nızı düşünüp, anın tadını çıkarmaktır. Onun her hareketini zihninize yerleştirip, görünmeyen ko­caman bir albüme sahip olabilirsiniz. Bu sayede kendinizi bir koleksiyoncu gibi tatminkâr his­sedebilirsiniz.</p>
</p>
<p><span id="more-5384"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acilservis.org/hicbir-sey-eskisi-gibi-%e2%80%9cnormal%e2%80%9d-olmayacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

