İntracerebral (Beyin içi) Ya da Subarachnoid (Araknoidaltı) Kanamalar
Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !
Bir intracerebral kanama, beynin içinde oluşur. Bu felç tipi genellikle, kişiler uyanıkken ve bazı hallerde, stres altındayken oluşur. Genellikle, kişideki ilk belirtiler, ani ve şiddetli baş ağrısı veya ani kusma veya bilinç kaybı dahi olabilir. Bu belirtiler birkaç dakika içinde gelişir.
Konuşma zorluğu gibi diğer nörolojik belirtiler, kısa süre içinde bunu takip eder. Kanama cerebellum – hareket ve dengenin koordine edildiği yer – içinde oluştuğu zaman, kişi, yürümeyi ve ayakta durmayı engelleyecek düzeyde ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşayabilir.
Bir aracnoidaltı kanamada, beyin yüzeyindeki bir kan damarı yarılır. Beyin yüzeyi, “meninge” adı verilen üç ince zar ile kaplıdır. En dıştaki zar, kafatasına; ve en içteki zar beyine yapışıktır. Tabakaların arası subarachnoid (araknoidaltı) boşluk olup, normalde bir sıvı ile doludur.
Bir subarachnoid kanamada, kan bu boşluğa sızar. Bu durumdaki hasar, bir beyin içi kanamadakine göre daha kapsamlı olabilir; çünkü beyin ve kafatası arasında kan toplanır ve beyin yüzeyinin geniş bir alanına baskı yapar. Subarachnoid kanamaların sebebi, beyindeki anormal şekil almış ve zayıf duvarlı damarlardır, ya bir anevrizma ya da bir arteriovenous kusuru.
Subarachnoid alana aralıklı olarak kan sızdırır. Yırtılma olmasa dahi, arteriovenous kusurlar beyin dokusuna baskı yapmak suretiyle çeşitli semptomlara (özellikle baş ağnlan ve inme nöbetleri) sebep olabilirler.
Semptomlar genellikle 10 ila 30 yaş arasında görülür. Arteriovenous kusurlarının ameliyat yoluyla tedavisi genellikle başarılı olsa da, teknik olarak zordur; çünkü kusurlar çoğunlukla beynin hayati yerlerinde konuşlanmıştır. Semptomlara sebep olmayan ve başka testler esnasında tesadüf eseri keşfedilen orta büyüklükteki arteriovenous kusurlarını kendi haline bırakmak en doğrusudur. İnme geçirmekle beraber diğer semptomları olmayan kişiler, genellikle antikonvülsan ilaçlarla tedavi edilir.
Subarachnoid kanama geçirmiş insanların takriben yüzde 45′inde, öncelikli büyük semptom olarak ciddi baş ağrısı mevcuttur. Kişiler çoğunlukla bu baş ağrısını “patlamalı” olarak tarif ederler. Takriben yarısı bilinç kaybına uğrar. Boyunda sertleşme, bulantı ve kusma, mental bulanıklık ya da inmeler, diğer ön semptomlardır.
Bu tür felç geçiren kişilerin yarısından fazlasında, kısmi felç zayıflık ya da uyuşukluk dahil olmak üzere, önemli nörolojik hasarlar kalır. Aynca, görme ya da konuşma problemleri de oluşabilir. Nihai iyileşme, tedavinin ne kadar çabuk uygulanmış olduğuna ve hangi tür tedavinin uygulanmış olduğuna bağlıdır.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Tedavi, bilgisayarlı tomografi ile tespit edilebilen kanamanın yeri ve kapsamı ile belirlenir. İç kanama genellikle, hasta kişinin hastaneye ulaşmasına kadar geçen zaman içinde kesilir.
Beyin içi (intracerebral) kanamalarda genellikle, yapılabilecek şeyler pek azdır. Eğer kanama, beyine baskı yapacak derecede büyük bir kan birikintisi (gölü) oluşturmuş ise, bu birikintiyi temizlemek üzere ameliyat gerekli olabilir.
Eğer beyin kanaması, yırtılmış bir anevrizma sebebiyle oluşmuşsa, genellikle ameliyata başvurulur. Anevrizmanın beynin fazla iç kısmında oluşmuş olması ve dolayısıyla buna erişmenin zorluğu sebebiyle ameliyat mümkün olmaz ise; doktorlar, dolaşım sistemine bir kateter yani sonda ile girip anevrizma oluşmuş kan damarına ulaşarak, anevrizmayı içeriden mühürlemeye çalışabilirler.
Eğer kişi yüksek tansiyonlu ise, bunun kontrol altına alınması için ilaç verilecektir. Buna ilave olarak, solunum, beslenme ve sıvıların mideye indirilmesi gibi fonksiyonların düzenlenmesi için destekleyici bakım gerekli olabilir. Kanamanın kaynağının yerini saptamak ve yırtılması muhtemel ilave anevrizmaları belirlemek üzere anjiyogramlar yapılır.
Yaşamda kalma ve iyileşme, kanamanın büyüklüğü, sebebi ve yerine bağlıdır. Yüksek kan basıncına bağlı kanaması olan insanların yüzde 75′i ölür. Yaşamda kalanlarda, beyin dokusunun normal işlevine tekrar başlamasına imkan verecek şekilde, beyin kanı tekrar emdiğinde önemli boyutta iyileşme söz konusu olabilir.
Anevrizmalar, küçük bir damarın duvarından dışarı doğru çıkıntı yapan küçük ve balonvari yapılardır. Bazı kişiler, anevrizma oluşturma eğilimi ile doğarlar. Yüksek kan basıncı, anevrizma oluşturma eğilimini arttırır ve kesinlikle, bunların yırtılma riskini de arttırır.
Arteriovenous kusurları, ince duvarlı damarların kanla dolu küçük kesecikler yaratacak şekilde, alışılagelmişin dışında karışıklığı / dolaşıklığıdır. Kusurlar kolaylıkla kanama yaparlar. Arteriovenous kusurlara, erkeklerde kadınlara oranla daha sıklıkla rastlanır. Arteriovenous kusurların yüzde ellisi kadar çok bir bölümü, tekrarlamaksızın 6 ay yaşayanlar için tam iyileşme şansı vardır.